(5237 S. K. m. 158)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle; dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılanla aynı otobüste seyahat ettikten sonra katılanların göz hastanesine gideceğini öğrenmesi nedeniyle, söz konusu hastanede çalıştığını, oradaki doktorları tanıdığını, kendisini ücretsiz tedavi ettirebileceğini söyleyerek katılanla sohbetini geliştirdiği, birlikte bir kafeye gittikleri, sanığın bir yerlerle telefon görüşmesi yaptığı ve çok az bir paraya ihtiyacı olduğunu söylediği, katılanın da sanığa inanarak elindeki 500 TL parayı vermesinden sonra sanığın, bir yerden bir şey alıp geleceğini ve kendisini beklemesini söyleyerek katılanı orda bırakıp ortadan kaybolduğu ve bir daha geri dönmediği, böylece sanığın hileli hareketler yaparak katılan aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları, teşhis tutanağı ile dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sonuç: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın suçu kabul etmediği gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy