MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlarına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...'ün, ... ile bir dönem iş ortağı olduğu, henüz ortaklıklarının devam ettiği dönemde sanık ...’nin diğer sanık ...’tan satın aldıkları mobilya karşılığında 30/06/2009 ve 30/07/2009 keşide tarihli 5.000’er TL bedelli çekleri düzenleyerek sanık ...’un yanında pazarlama elemanı olarak çalışan sanık ...'a verdiği, sanık ...'in de yaptığı satış sonucunda aldığı bu çekleri sanık ...'a teslim ettiği, sanık ...’un suça konu çekleri ciro ederek ticari alışverişlerinde kullandığı, çeklerin bankaya ibrazında karşılıksız çıkması üzerine son hamilin çekleri tekrar sanık ...'a verdiği, bunun üzerine sanık ...'un çekleri kendisinden önceki ciranta olan katılan ... aleyhine icra takibine koyduğu, katılan ...'in söz konusu çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını belirterek icra mahkemesine itirazda bulunduğu, itiraz üzerine yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda çeklerde katılan adına atılan 1. ciranta imzalarının katılanın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, sanıkların bu şekilde atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda;
Suça konu iki adet çek üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 27.11.2012 tarih ve 2012/3523 uzmanlık numaralı ekspertiz raporuna göre, çeklerin arka yüzünde katılan ... adına atılı bulunan birinci ciranta imzalarının sanıklar ..., ... ve ...'ün ellerinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular belirlenememiş olduğu, söz konusu imzaların kim tarafından atıldığının tespit edilemediği, sanık ...'in söz konusu çekleri sattığı mallar karşılığında sanık ...'den aldığını belirttiği, sanık ...'nin de bunu kabul ettiği, sanık ...'in daha sonra çekleri kendisinin kullanmayarak diğer sanık ...'a verdiği, sanık ...'un ise katılan ... hakkında başlattığı icra takibini katılanın imzaya itiraz etmesi üzerine durdurup takipten vazgeçtiği anlaşılmakla; sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy