(5237 S. K. m. 53, 62, 204) (5271 S. K. m. 223)
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından esasa yönelik; nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi ''2011-01/01/2012'' yılı olarak gösterilmiş ise de; suç tarihinin suça konu çekin keşide tarihi olan olan ''31/06/2010” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Sanığın, suç tarihi itibari ile suça konu çekte 1.ciranta konumunda olan “.....Ltd.Şti'nin” yetkilisi olduğu, katılan şirket ile sanığın şirketi arasında önceye dayanan ticari ilişki bulunduğu, katılan şirketin İstanbul TOKİ inşaatında sanığın taşeron olarak elektrik işlerini yaptığı, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden borcuna karşılık suça konu Akbank İstanbul Güngören şubesine ait keşidecisi ...... olan 31/06/2010 keşide tarihli, 65.000.TL bedelli çeki katılan şirkete verdiği, katılan şirket tarafından çek bedelinin ödenmemesi üzerine suça konu çeki icra takibine koyarak, keşidecisi aynı zamanda sanığın eniştesi olan ...... hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı suç duyurusunda bulunduğu, yapılan yargılamada sanığın suça konu çeki keşideciden habersiz olarak aldığı, keşideci imzasının ......'a ait olmadığının anlaşılması üzerine keşideci hakkında beraat hükmü verildiği, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19/02/2013 tarih 2011/5.MD-137 Esas, 2013/58 Karar sayılı ilamında yer alan "...Diğer taraftan, aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından da vekalet ücretine hükmedilmesine gerek yoktur." yönündeki kararı uyarınca; sanığın aynı dosyada resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında sanık müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat hükmü verilen nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanığa avukatlık ücreti takdir edilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; sanığın eniştesi olan ve karşılıksız çek keşide etme davasında hakkında beraat hükmü verilen keşideci Hikmet'in bilgi ve rızası olmadan boş vaziyette çeki alıp doldurarak katılan şirkete borcuna karşılık vermiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafisinin, beraat edilen suç yönünden vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 06/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)