(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 62, 158) (5320 S. K. m. 8)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ile resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, suç tarihinde tespit edilemeyen şekilde boş vaziyette ele geçirdiği katılan ...'e ait suça konu Garanti Bankası Mercan Şubesine ait çalıntı çeki 20/06/2009 keşide tarihli ve 5.800 TL bedelli olacak şekilde düzenleyip/düzenleterek, katılan ...'den aldığı yün karşılığında ciro ederek verdiği, katılan ...’in suça konu çeki tahsil için bankaya ibraz ettiğinde banka görevlileri tarafından çalıntı ve sahte olduğu belirtilerek el konulduğu, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık müdafisinin temyiz itirazının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı Kanun'un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK' nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanık müdafinin haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken uygulama maddesi olan TCK'nın 158/1-f, son maddesi hükümde gösterilmemiş ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilecek bir yazım eksikliği olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında sonuç adli para cezasının gün karşılığı belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde arttırımlar ve indirimler yapıldıktan sonra doğrudan haksız elde olunan menfaatin iki katı esas alınıp bu bedel üzerinden karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; adli para cezasına mahkumiyete ilişkin uygulamanın hükümden çıkartılarak yerine, “sanığın elde etmeye çalıştığı menfaat dikkate alınarak, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f, son maddesi gereğince "580 gün" adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak “483 gün” adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince günlüğü 20.00 TL'den hesap edilmek üzere sonuç olarak “9.660. TL” adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)