MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik,nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM :Beraat
Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın,... İnş Taah. San ve Tic Ltd Şti'ndeki ortaklık ve yetkilerini 18/01/2010’de oğlu olan tanık ...’ya devredip, şirket ile hiçbir bağı kalmamasına rağmen, 18/04/2012’de borç sebebiyle katılana yetkisi olmadığı halde 18/04/2012 tanzim tarihli, 05/07/2012 vade tarihli, 25.000 Tl bedelli bonoyu sahte olarak tanzim ettiği, senedi borca karşılık ödeme aracı olarak verdiği, bu suretle sanığın, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın katılan ile önceye dayalı ticari ilişkisinin olduğuna yönelik savunması, katılan ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda,sanığın suç işleme kastı bulunmadığı gerekçe gösterilerek, mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 25/02/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık ...’ın ... şirketindeki hisselerini oğlu ...’a 2010 yılında devrederek temsil ve hukuken ilzam yetkisi kalmadığı halde 25.000 lira bedelli senedi yetkisiz olduğu şirket adına kaşe vurarak 18.04.2012 tarihinde tanzim ederek müşteki şirketten alınan mal karşılığında teslim ettiği, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine şirketin temsilcisi ve yetkilisi tarafından itiraz edildiği, imzanın...’a (sanığın oğlu) ait olmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesinin 20.06.2013 tarih ve 2013/230-469 sayılı kararı ile takibin iptali ile ayrıca müşteki şirketin 5.000 lira tazminat ödemesine hükmedildiği, dosya arasında mevcut ... Noterliğince 09.04.2012 tarih ve 2182 sayılı vekaletname içeriğinde şirket yetkilisi tarafından sanığa verilmiş şirketi hukuken ilzâm edici işlem yapma ve belge imzalamak yetkisinin yer almadığı, böylece sanığın hukuken geçerli bir yetkisi bulunmadığı halde suça konu senedin borçlu hanesine yetkisiz olduğu şirket kaşesini vurup imzalayarak müşteki tarafa vermek suretiyle atılı resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği kanaat ve değerlendirmesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
Full & Egal Universal Law Academy