(5237 S. K. m. 43, 158, 204) (YCGK 22.04.2014 T. 2013/11-397 E. 2014/202 K.)
Dava ve Karar: Nitelikli dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, kargo görevlisi gibi hareket ederek katılan ...'in imzasını ele geçirdiği, elde edilen bu imzanın suça konu alacaklısı sanık borçlusu katılan ... olan 322.000 TL bedelli bono şeklinde düzenlendiği, sonra avukatı aracılığıyla söz konusu bonoya dayalı olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı aldığı, bu kararı alırken diğer katılan bankanın Malatya Şubesi tarafından düzenlenmiş görünen fakat gerçekte sahte olan banka teminat mektubunu mahkemeye sunduğu, alınan ihtiyati haciz kararını uygulattığı, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ile resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olaylarda,
1) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, icra takip ve asliye hukuk mahkemesi dosyaları, ekspertiz raporları, bankalar ve diğer kuruluşların yazı cevapları, teşhis ve yüzleştirme tutanakları ile tüm dosya kapsamından, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiğine yönelik mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, olayın asli faili olmayıp yardım edeni olduğuna, usul hukukuna riayet edilmediğine, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, icra takip ve asliye hukuk mahkemesi dosyaları, ekspertiz raporları, bankalar ve diğer kuruluşların yazı cevapları, teşhis ve yüzleştirme tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/04/2014 tarih, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, buna göre sanığın, suça konu bonoyu sahte olarak düzenledikten sonra ihtiyati haciz kararı alırken sahte banka teminat mektubu sunduğu anlaşılmakla, aynı suç işleme kararıyla, suça konu sahte belgeler nedeniyle, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANTALYA
4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2013/205
KARAR NO: 2014/219
TARİH: 01/07/2014
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik, Resmi Belgede Sahtecilik
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında üzerine atılı suçlardan Mahkememize açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda toplanan deliller ve oluşan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17/05/2013 tarih ve 2013/… esas, 2013/… numaralı iddianamesi ile sanık ....'nın "Resmi Belgede Sahtecilik, Özel Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılığa Teşebbüs" suçlarını işlediğinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nun 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nun 158/1-d, 35, 53; TCK'nun 210/1 maddesi delaletiyle TCK'nun 204/1, 53; 207/1, 53, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması için Mahkememize kamu davası açılmıştır.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE özetle: Sanığın her nasılsa müşteki ....'in imzasına havi suça konu bonoyu hileli yollarla elde edip mevcut şekilde düzenleyerek vekili aracılığıyla olay tarihinde yine sahte teminat mektubu hazırlayarak Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ihtiyati haciz için başvurup aldığı karar ve bonoya dayanarak müşteki hakkında icra takibine girişmek suretiyle resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nun 158/1-d, 35, 53, 210/1 maddesi delaletiyle 204/1, 53, 207/1, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ŞİKAYETÇİ ….. ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE özetle: Konuyla ilgili daha önce vermiş olduğu ifadesini aynen tekrar ettiğini, bir sabah kargo görevlisi olduğunu söyleyen kişinin evinin ziline bastığını, sorduğunda kendisiyle ilgili bir evrak olduğunu söylediğini, kuşkulandığını, kendisine imza attırdığını, kendisinin de gözlüğü olmadan imzaladığını, altında bir paketin olduğunu, paketin açıldığını, bisgüvi tarzında bir şeyin çıktığını, daha sonra ertesi gün kargo görevlilerini çağırdığını, ancak kendisine imza atan kişilerin onlar olmadığını tespit ettiğini, dolandırıldığını anladığını, 01/09/2009 tanzim tarihli 11/09/2009 vade tarihli 322.000,00 TL bedelli senedi .... avukatı vasıtasıyla Korkuteli İcra Müdürlüğünün 2010/… nolu dosyasıyla kendisi adına takibin başlatılmış olduğunu, ayrıca Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/… D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınmış olduğunu, bu ihtiyati haciz kararına ilişkin Akbank Malatya Şubesi 31/03/2010 tarihli 789 nolu teminat mektubunun dosyaya sunulmuş olduğunu, öğrendiği kadarıyla ihtiyati haciz için verilen teminat mektubu sahtedi olduğunu, dosyaya sunduğu evraklardan anlaşılacağı üzere kendisinin maddi sıkıntısının olmadığını, hakkında icraya başvuran kişi ile herhangi bir ticari alış verişinin olmadığını, şahsı da tanımadığını, bankalardan hesaplarına mahkeme tarafından ihtiyati haciz konulmuş olduğunu, kendisini bu şekilde sahte senetlerle mağdur eden ve sahte teminat senedi veren sanıktan şikayetçi olduğunu, bu kişilerin örgütlü olarak çalışmakta olduklarını, maddi durumunun iyi olması sebebi ile hedef seçildiğini, kamu davasına katılma talebinin olduğunu, maddi ve manevi zararının oluştuğunu beyan etmiştir.
SAVUNMA:
SANIK ….. SAVUNMASINDA özetle: Hakkında yürütülen dava ile ilgili Korkuteli Cumhuriyet Savcılığında ayrıntılı olarak ifade vermiş olduğunu, özellikle Savcılıkta vermiş olduğu 04/12/2012 tarihli ifadesini tekrar ettiğini, ancak daha önce vermiş olduğu iki farklı ifadeyi ise, avukat ....'in yönlendirmesi ve telkini ile olayı farklı anlatmış olduğunu, olayın oluş şekline uygun olarak anlattığı ifadesinin 04/12/2012 tarihli ifadesi olduğunu, ifade vermeye gittiğinde borçlunun kendisini tanımadığını söylediğini, kendisinin de borçluyu tanımadığını, zaten bu kişi ile ticari bir alışverişinin de olmadığını, mütehattlik işleri ile uğraştığını, Antalya'da avukatlık yapan ....'in kendisini telefonla arayarak "elinde bir senet olduğunu, kendisinin adına icraya koymayı düşündüğünü, gerçek alacaklının bu nedenle icra takibi başlatacağını" söylediğini, kendisinin de başlangıçta bir sıkıntı olur düşüncesiyle kabul etmek istemediğini, ancak ısrarı üzerine avukata vekaletname gönderdiğini, hatta tahsilat yapılırsa %25'ini kendisine vereceğini söylediğini, Maliye ile sıkıntı yaşadığı takdirde bu miktarı kullanması gerekeceği düşüncesiyle bu teklifi kabul ettiğini, gerçekten senette adı yazan borçlu ile ilgili hiç bir ticari alışverişinin olmadığını, senedi dahi görmediğini, daha sonra avukatın kendisinin adına gidip vekili sıfatıyla ihtiyati haciz kararı almış olduğunu, bu nedenle senedin gerçek kaynağını en iyi bilecek kişinin avukat .... olduğunu, diğer teferruatlar ile ilgili en iyi bilgiyi avukatın bileceğini, borçlunun isminin .... olduğunu da sonradan öğrendiğini, zaten senedin gerçek bir borç karşılığı olmadığını öğrenince senedin takibinden vazgeçtiğini, talimatta adı geçen .... isimli kişiyi tanımadığını, Savcılığa ifade vermeye gittiğinde avukatının kendisini yönlendirerek teminat mektubunun kendisine .... tarafından gönderildiğini söylettiğini, gerçekte bu kişiyi tanımıyor olduğunu, bu kişinin ismini kendisine avukat ....'in söylemiş olduğunu, bu nedenle bu şahsın açık adresi ve kimlik bilgileri ile ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını, öncelikle beraatine karar verilmesini, mahkemenin aksi görüşte olması halinde CMK'nun 231. maddesi dahil lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasını beyan etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
TANIK ….. OLAY HAKKINDAKİ BİLGİ VE GÖRGÜSÜNDE özetle: ....'yı tanımadığını, ....'ı ....'in köylüsü olduğundan tanıdığını, olay tarihinde ....'in patronu olduğunu, hatırladığı kadarıyla 2009 yılında kış aylarında ....'a kargo geldiğini söyleyen bir şahsın geldiğini, şahsın kafasında kapşonun olduğunu, Renault marka bir araç ile Aras kargo kıyafetli bir şahıs olduğunu, kendisine ....'ın evini sorduğunu, evi gösterdiğini, sonrasında ....'ın kendisini arayarak sitem ettiğini, kendisinin olayla başkaca bir bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan etmiştir.
TANIK …… OLAY HAKKINDAKİ BİLGİ VE GÖRGÜSÜNDE özetle: Sanığı öncesinde hiç tanımadığını, kendisinin Elazığ'lı olduğunu, sanığın da Elazığlı olması sebebiyle hemşerisi olduğundan tesadüfen kendisine geldiğini ve vekaletname verdiğini, ilgili bilgi ve belgeleri de ibraz ettiğini, kendisine kesinlikle başka birşey söylemediğini, başka bir olaydan haberdar olmadığını, normal bir avukat sıfatıyla hukuki yardımda bulunduğunu, gereken işlemleri yaptığını, icra takibi yaptıklarını, karşı tarafın avukatı olduğunu söyleyen bir erkek kişinin kendisini telefonla aradığını ve teminat mektubunun sahte olduğunu söylediğini, o zaman kendisinin sanık tarafından aldatıldığını anladığını ve derhal çekildiğini, hakkında Avukatlık Yasasına göre işlem yapıldığını, oraya da aynı beyanda bulunduğunu beyan etmiştir.
TANIK ….. OLAY HAKKINDAKİ BİLGİ VE GÖRGÜSÜNDE özetle: ....'ı 1983 yılından beri tanıdığını, o tarihten beri onun yanında müdür olarak çalıştığını, tarihini tam olarak hatırlayamadığı (2009 ya da 2010 yılı olsa gerek) bir gün kendisine ....'ın gelerek "Aras Kargo'nun evine geldiğini, bir paket verdiğini" söylediğini ve paketi kendisine uzattığını, içinden gofret çıktığını, paketin Bursa'dan geliyor olduğunu, Aras Kargo elemanı olarak tanıtan kişinin bu paketi ....'a vererek evrak imzalattırmış olduğunu, nitekim araştırdıklarında paket üzerinde referans numarası vesairin olmadığını, daha doğrusu çıkış yeri referansının olmadığını, kendisinin Aras Kargo'nun Korkuteli Şubesi'ni aradığını, .... adına gönderilen hiçbir paketin olmadığının söylendiğini, eğer herhangi bir posta nesnesi verilmiş ise anında kargoca internete kaydediyor ve Türkiye'nin her yerindeki şubelerin bunu görebiliyor olduğunu, yine Aras Kargo Korkuteli Şubesi kendisine "biz böyle birşey vermedik, başka bir yerden de hiç böyle bir paket yollanmamış, yollansa internette kaydı olurdu" dediklerini, buna da itimat etmediklerini, Korkuteli'ndeki Aras Kargo'nun kuryelerini çağırdıklarını, onların da "biz böyle bir şey vermedik" dediklerini, kuşkulandıklarını, Bursa'dan gönderici olarak paket üzerine yazılan şirketi Bursa Ticaret Odası'ndan araştırdıklarını, böyle bir şirketin olmadığını öğrendiklerini, dolandırıldıklarını hiç düşünmediklerini, dolayısıyla polise de gitmediklerini, aradan 4 ya da 5 ay geçtiğini, kendilerini Türkiye İş Bankası Korkuteli Şubesi'nden aradıklarını, .... adına bir ihtiyati haciz kararının geldiğini, şaşırdıklarını, bunun üzerine ....'ı iş yerine çağırdığını, durumu izah ettiğini, şirketlerinin avukatı ....'ı aradıklarını, avukat ....'a durumu anlattıklarını, avukatın Korkuteli icrasına gitmiş ve gereken araştırmayı yapmış olduğunu, kendisinin İşletme Fakültesi mezunu olması ve aynı zamanda bankacılık da yapması nedeniyle bu işlerden az çok anladığını, avukatın ibraz ettiği belgeler içerisinde bulunan teminat mektubunda şekil ve düzenleme yönünden aykırılığın olduğunu gördüklerini, teyit mektubunun da olmadığını beyan etmiştir.
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 06/12/2011 tarihli ekspertiz raporundan özetle: Borçlusu ...., alacaklısı .... olan, 01/09/2009 tanzim ve 11/09/2009 vade tarihli 322.000 TL'lik senet aslındaki yazı ve imzalar ile, .... ve ....'nın mukayese yazı ve imzalarının karşılaştırmasında; söz konusu imzanın, .... elinden çıktığının belirtildiği, senet üzerindeki yazılar ile ilgili olarak ise; adı geçen şahısların elinden çıktığının beyanına imkan verir netilik ve yeterlilikte kaligrafik uygunluğun tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Emanetin 2013/3048'de kayıtlı emanet eşyası getirtilmiş, yapılan incelenmesinde; İçerisinde CD olduğu, CD'nin incelenmesinde görüntülerin olduğu anlaşılmıştır.
Emanetin 2013/3048'de kayıtlı bono getirtilmiş, yapılan incelenmesinde; Alacaklının ...., borçlunun ...., tanzim tarihinin 01/09/2009, vade tarihinin 11/09/2009 olup 322.000 TL bedelli bono olduğu, TTK’daki yasal unsurları içerdiği ve bononun bu haliyle aldatma kabiliyetinin bulunduğu gözlemlenmiştir.
Emanetin 2013/5480'de kayıtlı emanet eşyası getirtilmiş, içerisinde Akbank Malatya Şubesi'ne ait bir adet teminat mektubu olduğu görülmüş, yapılan incelenmesinde; Teminat mektubunun kesin teminat mektubu vasfında olduğu, 31/03/2010 tarih ve 789 nolu olduğu, Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/35 D.İş sayılı dosyası ile ilgili olarak alınan 31/03/2010 tarihli ihtiyati haciz kararından dolayı verildiği, talep edenin ...., aleyhine haciz kararı alınanın ...., teminat mektubu miktarının ise 47.500 TL olduğu görüldü iğfal kabiliyetine haiz olduğu görülmüştür.
Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/… D.İşler sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelenmesinde; .... vekili Av. .... tarafından bonoya dayalı 322.000 TL'den dolayı ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, kabul edildiği, ancak o aşamada kaldığı ve avukatın davadan çekildiği görülmüştür.
Korkuteli İcra Müdürlüğü'nün 2010/… sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelenmesinde; .... vekili Av. .... tarafından .... aleyhine 322.000 TL ve teferruatından dolayı takibe girişildiği ve vekillikten avukatın çekildiği görülmüştür.
Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/… esas sayılı dava dosyası getirtilmiş, yapılan incelenmesinde; .... vekili marifetiyle 08/04/2010 tarihinde .... aleyhine menfi tespit davası açtığı, menfi tespit davasının kabulüne 30/04/2013 tarihinde karar verildiği görülmüştür.
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/… esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelenmesinde; Müştekinin ...., sanığın ...., suçun resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılığa teşebbüs, suç tarihinin 10/03/2010 olduğu ve sanığın beraatına 11/10/2012 tarihinde karar verildiği, Yargıtay'ın onadığı görülmüştür.
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası'nın 25/03/2011 tarihli yazısıyla, ....'ya ait .... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye ait dosyada bulunan imza beyannamesi aslının gönderildiği, dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
Avea İletişim Hizmetlerinin 12/04/2011 tarihli yazısıyla, .... adına düzenlenen …. numaralı hattın abonelik sözleşme asıllarının gönderildiği, dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
TC Ziraat Bankası A.Ş'nin 29/03/2011 tarihli yazılarıyla, .... adına ….. nolu vadesiz mevduat hesabının olduğunu, ilgili hesabından para çekme işleminde tanzim edilen tediye fişi üzerindeki imza örneğinin gönderildiği, dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
Yine TC Ziraat Bankası A.Ş'nin 15/03/2012 tarihli yazılarıyla, .... ile ilgili olarak Bankaları nezdinde yapılan araştırma neticesinde rastlanılan hesap bilgilerine ilişkin liste ile merkezi sistemden alınan hesap hareketlerinin gönderildiği, dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
Türkiye İş Bankası AŞ'nin 19/03/2012 tarihli yazılarıyla, ....'nın Şubeleri nezdindeki hesapların açılış tarihi ile 18/03/2012 tarihleri arası ekstreleri ile hesap bilgilerini gösterir listenin CD ortamında gönderildiği, dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
Finansbank Fomer Resmi Kurum Araştırmaları ve Denetim Raporları Değerlendirme Birimi'nin 26/03/212 havale tarihli yazılarıyla, ....'nın Bankaları nezdinde 01/01/2004-15/03/2012 dönemine ilişkin hesap ekstresinin gönderildiği görülmüştür.
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş'nin 22/03/2012 tarihli yazılarıyla, ....'ya ait herhangi bir hesap, hak ve alacak kaydına rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Vakıfbank Bankacılık Operasyonları Başkanlığı Mevduat ve Çek Operasyonları Müdürlüğünün 20/03/2012 tarihli yazılarıyla, ....'ya ait herhangi bir hesaba rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Antalya İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'nın 27/03/2012 tarihli yazılarıyla, .... veya ....'ın 2009 yılı yaz aylarında İdareleri nezdinde yapılan herhangi bir ihaleye katıldıkları veya başvuruda bulunduklarına dair herhangi bir kayda rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Akbank'ın 03/04/2012 tarihli yazılarıyla, .... hakkında Bankaları nezdinde kayıtlı … müşteri numarası altında herhangi bir bağlantı hesabı bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Denizbank'ın 09/04/2012 tarihli yazısıyla, .... ile ilgili Elazığ Şubelerinde 29/06/2005 tarihinde açılmış … numaralı hesabın bulunduğu, bu hesabın 29/06/2005-02/04/2012 yıllarına ait hesap ekstresi gönderilmiş, dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
Garanti Bankası'nın 11/05/2012 havale tarihli yazılarıyla, ....'ya ait herhangi bir hesaba rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Antalya-Korkuteli Devlet Hastanesinin 22/11/2012 tarih ve 41485 Rapor nolu, ....'ya ait hastane evraklarının dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan Üst Arama Tutanağı, teslim tesellüm tutanağı, yakalama tutanağı, teşhis tutanağı, TİB'den gelen 29/11/2012 tarihli İletişimin Tespiti ile ilgili CD ile diğer bilgi belgeler incelenmiştir.
OLUŞ VE KABUL:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17/05/2013 tarihli iddianamesi ile sanık ....'nın vekili Av. .... aracılığıyla 31/03/2010 tarihinde Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu ve Akbank Malatya Şubesince düzenlenmiş görünen 31/03/2010 tarihli 789 nolu 41.500,00 TL'ye havi kesin teminat makbuzu aslını mahkemeye ibraz ettiği, 01/04/2010 tarihli 2010/35 Değişik İş dosyasında verilen karar ile talebin kabul edildiği ve ihtiyati haciz kararının verildiği, aynı gün Korkuteli İcra Müdürlüğünün 2010/… esas sayılı dosyası ile suça konu borçlusu ...., alacaklısı .... olan 01/09/2009 tanzim ve 11/09/2009 vade tarihli 322.000,00 TL bedelli bono ile 2010/… Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı dayanak gösterilmek sureti ile .... aleyhine 348.208,00 TL'lik takipte bulunulduğu, müşteki .... tarafından 2/4/2010 tarihinde Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek senet ile teminat mektubunun sahte olup, kendisi aleyhine takipte bulunan kişi ile hiçbir ticari alışverişinin olmadığını, şahsı tanımadığını, bu nedenle sanıktan davacı ve şikayetçi olduğunu belirttiği, vekilinin verdiği dilekçe ile de; sanık ....'in hileli kargo işlemleri nedeni ile söz konusu senedi ele geçirdiğini, şüpheli ile birlikte hareket eden bir kaç kişinin daha olduğunu iddia ettiği, soruşturma sırasında dinlenilen tanık beyanları ile de; sanığın kargo teslimatı sırasında hileli yollarla ....'ın imzasının elde edildiği, Akbank vekili tarafından verilen dilekçede; sanık .... tarafından Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/… Değişik Sayılı dosyasına sunulan 789 nolu teminat mektubunun sahte olduğunu, böyle bir teminat mektubunun ilgili banka şubesi tarafından düzenlenmediğini, teminat mektubu altında isim ve şahısların banka personeli olmadığını, sanığın sahte belge tanzim ederek müvekkil kurumu mağdur ettiğini belirtmiş, sanık da savunmasında; .... İnşaat Sanayi Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu, müşteki .... ile önceye dayalı ticari ilişkisinin bulunduğunu, 2009 yılının Temmuz ayının ortalarında ....'a daha önceki ticari münasebeti nedeni ile elden 300.000,00 TL para verdiğini, bu para karşılığında ....'ın da 11/09/2009 tarihli 322.000,00 TL bedelli senedi tanzim ederek verdiğini, senetteki imzanın ....'a ait olduğunu, yazıların da ....'ın yeğenine ait olduğunu, vadesi geldiğinde senet bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibine koyduğunu, mahkemeye sunulan teminat mektubunu da Ankara ilinde bulunan arkadaşı ....'nın ayarladığını, mektubun otobüs firması ile kendisine gönderildiğini, teminat mektubunu avukatına verdiğini, olaydan asıl mağdurun kendisini olduğunu bildirdiği, soruşturma sırasında Antalya Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 06/11/2011 tarihli ekspertiz raporunda; dava konusu senetteki borçlu imzasının .... elinden çıktığı, senet üzerindeki yazıların .... ve .... eli ürünü olmadığının belirlendiği, Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan menfi tespit davasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan rapora göre de; suça konu bonodaki borçlu imzasının .... eli ürünü olduğunun belirlendiği, sanığın bankalardaki hesaplarında yapılan incelemede; senet miktarı kadar hareketliğin olmadığı, olay tarihi öncesi ve sonrasında ufak miktarlar ile emekli maaşı dışında herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığı, sanığın kirada oturduğu, taşınmaz mal varlığının bulunmadığı gibi emekli maaşı dışında başka bir gelirinin de olmadığının tespit edildiği, ayrıca sanığın müşteki ile yapılan yüzleştirmede teşhis edemediği, sanığın 04/12/2012 tarihli alınan ifadesinde ise; tüm suçlamaları kabul ederek 2009 yılında kendisi Elazığ'da iken .... ismiyle kendisini tanıtan Avukatın telefon ile kendisini aradığını, elinde bir bono olduğunu, adına işlem yapacağını, bunun için vekaletname gerektiğini söylediğini, menfaatinin ne olduğunu sorduğunda %25 para kazanacaksın diye cevap aldığını, bilahare ....'in adına noterden vekaletname çıkarttığını, bu vekaletnameyi Antalya Garajına gönderdiğini, telefonla ....'i aradığını, vekaletin alındığını öğrendiğini, ....'in Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinden senede dayalı olarak ihtiyati haciz kararı aldığı, ….'in mal varlığı üzerine haciz koydurttuğunu, teminat mektubu sahte çıkınca kendisini aradığını ve teminat mektubunun sahte çıktığı bilgisin verdiğini ve kendisini bir kağıda "teminat mektubunu kendisin everdiğine dair" el yazısı ile bir yazı yazmasını istediğini, sonrasında …. dosyadan çekildiğini ve Av. .... ile görüşmesi gerektiğini söylediğini, akabinde bahsi geçen teminat mektubu ve senedi kendisine bizzat götürdüğüne dair dilekçeyi otobüsle Antalya otogarına gönderdiğini, müşteki ....'dan herhangi bir alacağının olmadığını, işin gerisindeki kişileri, avukat .... ile diğer avukatlar arasındaki ilişkileri bilmediğini, Av. ....'in Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, Av. ....'in bürosuna gitmediğini, hiçbir şeklide teminat mektubu vermediğini beyan ettiği, Av. .... hakkındaki soruşturmanın tefrik olarak avukat işlemleri bürosunun 20133895 Bakanlık Muhabereye kayıt edilerek sürdürüldüğü, bu deliller ışığında sanığın, meçhul suç ortakları ile birlikte her nasılsa müşteki ....'in imzasına havi suça konu bonoyu hileli yollarla elde edip, mevcut şekilde düzenleyerek vekili aracılıyla olay tarihinde yine sahte teminat mektubu hazırlayarak veya hazırlatarak ihtiyati haciz için başvurarak karar aldığı ve bonoya dayanılarak icra takibine girişmek suretiyle resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediğinden bahisle TCK'nun 158/1-d, 210/1 delaletiyle 204/1, 207/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış, yapılan yargılama sırasında sanığın adli sicil kaydında görülen karar örneklerinin kesinleşmiş birer örneği dosya içerisine getirtilmiş , nüfus kaydı dosyaya alınmış, sanığın talimat yolu ile ifadesi alınmış ve 04/12/2012 tarihli ifadesinin doğru olduğunu bildirmiş, hazırlık ifadesindeki .... ismini de Av. ....'in kendisine söylediğini beyan etmiştir. Müşteki, olay nedeni ile zarara uğradığını, şikayetçi olduğunu, maddi durumunun da iyi olduğunu beyan etmiştir. Bir kısım tanıklar mahkeme dinlenilmiş, bir kısım tanıklar da talimat yolu ile dinlenilmiştir. Bakanlık Muhabere Bürosundan getirtilen belgede de, Av. .... hakkında soruşturma izni verilmesi kaanati ile fezleke düzenlenerek Bakanlığa gönderildiği, Bakanlığın 28/01/2014 tarihli yazısı ile Kovuşturma izninin verilmesinin gerekli görülmediğinin bildirildiği görülmüştür. Yine Akbank'tan gelen yazıda dosyaya sunulan teminat mektubunun sahte olduğunun, bankaca sanık hakkında teminat mektubu düzenlenmediği belirlenmiştir. Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/216 esas sayılı menfi tespit dosyasında dava konusu bono nedeni ile müştekinin sanığa borçlu olmadığının tespitine karar verildiği gönderilen karar örneğinden anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sırasında toplanan tüm deliller ve olayın oluş şekli, tanık anlatımları, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın kargo görevlisi gibi giderek bir kargo teslimi sırasında müştekinin imzasını bir şekilde ele geçirdiği, ele geçirdiği imzanın üzerini bono şeklinde düzenlediği ve düzenlendiği bu bonoyu vekili aracılıyla ve olay tarihinde yine sahte bir teminat mektubu hazırlayarak Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak müştekinin aleyhine ihtiyati haciz kararı alarak uyguladığı, söz konusu senedin sahte olarak düzenlendiğini ve müştekiden hiçbir alacağını bulunmadığını bilahare açıkça ikrar ettiği, ancak hem senedin, hem de teminat mektubunun sahte olduğunun sabit olduğu, böylece sanığın, resmi belgeden sayılan sahte bonoyu tanzim ettiği, özel belge sayılan teminat mektubunu da sahte olarak hazırlayıp müşteki hakkında icra takibi yapmak sureti ile atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kanıtlandığından, sanığın eylemine uyan TCK'nun 158/1-d, 204/1, 207/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ....'nın işlediği sabit olan “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan eylemine uyan TCK.nun 158/1-d cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, suç işlemede kullanılan araç ve yöntemler ile fiilin diğer özellikleri göz önüne alınarak taktiren asgari hadden ceza tayini suretiyle 2 YIL HAPİS VE verilecek adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin miktarı nazara alınarak asgari hadden uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden 1200 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı eylem teşebbüs aşamasında kaldığından meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak verilen cezadan TCK'nun 35/2 maddesi gereğince takdiren 3/4 oranında indirim yapılarak 6 AY HAPİS VE 300 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmalara yansıyan olumsuz bir hali olmadığından bu durum lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek verilen cezadan TCK 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 AY HAPİS VE 250 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü göz önünde bulundurularak TCK.nun 52. maddesi gereğince gün adli para cezasının beher günü taktiren 20 TL.den olmak üzere para cezasına çevrilerek NETİCETEN VE SONUÇ OLARAK SANIĞIN 5 AY HAPİS VE 5000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik sosyal durumu ile para cezalarının miktarları göz önüne alınarak TCK.nun 52/4 maddesi gereğince takdiren her bir para cezasının 20 eşit taksitle 1’er ay ara ile 20 ayda sanıktan tahsiline. Taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının - tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına (ihtar edilemedi)
Sanık hakkında başkaca takdiri ya da kanuni artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Her ne kadar sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarı itibariyle ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da seçenek cezalardan birine çevrilmesi mümkün ise de sanığın tekerrüre esas olmamakla birlikte geçmiş hali, olayın vahameti, zaten müştekiyi hiç tanıyamaması, ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememize kanaat gelmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın ertelenmesine, ya da seçenek cezalardan birine çevrilmesine yer olmadığına, bu husustaki tüm istemlerin reddine,
Sanığın TCK’nun 53/1 maddesinde belirtilen ve 53/3 maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/3 maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
2-Sanık ....'nın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak taktiren alt sınırdan 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmalardaki iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nın 62 maddesi gereğince, verilen cezadan taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak NETİCETEN VE SONUÇ OLARAK 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca kanuni veya taktiri artırım ya da indirim yapılmasına taktiren yer olmadığına,
Sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarı itibariyle seçenek cezalardan birine çevrilmesine yer olmadığına,
Her ne kadar sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün ise de; sanığın geçmiş hali, tekerrüre esas olmamakla birlikte sabıkalarının bulunuşu, suçun işlenmesindeki sebep ve Saitler, olayın vahameti, ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemeye kanaat gelmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ya da cezanın ertelenmesine yer olmadığına, bu husustaki taleplerin reddine,
Sanığın TCK’nun 53/1 maddesinde belirtilen ve 53/3 maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/3 maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
3-Sanık ....'nın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 207/1 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak taktiren alt sınırdan 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmalardaki iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nın 62 maddesi gereğince, verilen cezadan taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak NETİCETEN VE SONUÇ OLARAK 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca kanuni veya taktiri artırım ya da indirim yapılmasına taktiren yer olmadığına,
Sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarı itibariyle seçenek cezalardan birine çevrilmesine yer olmadığına,
Her ne kadar sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün ise de; sanığın geçmiş hali, tekerrüre esas olmamakla birlikte sabıkalarının bulunuşu, suçun işlenmesindeki sebep ve Saitler, olayın vahameti, ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemeye kanaat gelmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ya da cezanın ertelenmesine yer olmadığına, bu husustaki taleplerin reddine,
Sanığın TCK’nun 53/1 maddesinde belirtilen ve 53/3 maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/3 maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
4-TCK.nun 63 maddesi gereğince; Sanığın hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirdiği sürelerin hükmolunan hapis cezasından İNDİRİLMESİNE,
5-Emanetin 2013/3048 sırasında kayıtla korunan eşyanın delil olarak dosyasında saklanmasına,
6-Katılanlar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde AAÜT’ye göre 3.000,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılanlara ayrı ayrı verilmesine,
Katılanların hukuka ilişen haklarının saklı tutulmasına,
7-Yedi davetiye 56,00 TL üç talimat gidiş döşün ve davetiyeleri 45,00 TL, araç bedeli 125,00 TL, iki PTT gideri 2,70 TL ki toplam 228,70 TL mahkeme masrafının hüküm giyen sanıktan hazine adına tahsiline,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden tebliğinden itibaren yedi günlük süresi içinde mahkememize ibraz edilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine sözlü beyanının zapta geçirtilmesi suretiyle verilen kararın Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun oybirliği ile verilen karar, müdahil .... vekili Av. …..'ın yüzüne, müdahiller ile müdahil Akbank vekili Av. ….. ve sanığın yokluğunda C. Savcısı …..'in huzurunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2014 (¤¤)