(5237 S. K. m. 43, 53, 62, 158, 204) (5809 S. K. m. 56, 63)
Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan ...'e yönelik emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte sürücü belgesi ile araç kiralaması eylemi nedeniyle iddianamede anlatıldığı ve dava açıldığı gözetilerek zamanaşımı süresi içinde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-d maddesi gereğince hüküm kurulması; yine sanığın sahte sürücü belgesi ile mağdurlar Turkcell ve Avea'a şirketlerinden telefon hatları alması eylemleri nedeniyle mağdur sayısınca kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-d maddesi gereğince zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Sanığın, 05.01.2010 tarihinde araç kiralama işi yapan katılan ...'un işyerine giderek ismini M. A. olarak tanıttığı, dört günlüğüne .... adına kayıtlı ... plakalı Hyundai marka aracın kiralanması konusunda anlaşmaya vardıkları, aracın bu tarihte sanığa teslim edildiği, 06.01.2010 günü Eskişehir iline gelerek burada "....Otomotiv" isimli işyerini işleten katılan ...'in bürosuna gittiği, kendisine ait olduğunu söylediği Hyundai marka aracı satmak istediğini belirttiği, katılan ...'le 15.000 TL bedelle anlaşmaya vardıkları; sanığın bu araca ait trafik belgelerini ve sahte olarak oluşturmuş olduğu ... adına düzenlenmiş üzerine kendi fotoğrafı yapıştırılmış sürücü belgesini notere ibraz ettiği, aracın satış işleminin gerçekleştirildiği ve sanığın 15.000 TL.'yi aldığı, yine sanığın katılan ... adına oluşturulmuş sahte sürücü belgesi ile 0507 992 …., 0533 649 …., 0530 458 …., 0533 304 …. ve 0530 458 …. numaralı telefon hatlarını abonelik sözleşmeleri imzalayarak aldığı, bu şekilde sanığın atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, katılanların beyanı, tanık anlatımları, noter satış sözleşmesi ile tüm dosya kapsamından; sanığın katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
19/02/2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 29/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)