MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... ile, savunması alınamadığı için hakkında tefrik kararı verilerek yargılaması başka bir dosya üzerinden devam eden sanık ...'in eski eşi ...'nın, esasen mülkiyeti kendilerinin olmayan ancak 16 yıldır kiracı olarak bulundukları dükkanı, kendilerinin olduğunu söyleyerek katılana kiraya verdikleri, 8 aylık kira bedeli toplamı olan 18.000 TL'yi bir kısmını çekle bir kısmını da nakit olarak aldıkları ancak katılan henüz dükkana yerleşmeden dükkanın asıl sahibinin kızı ile karşılaşması sonucu dükkandan çıktığı,sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia oluna somut olayda;
1)Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan 03/07/2018 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 11/09/2018 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca "süreden" REDDİNE,
2)Sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın olay tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yatalak hasta olduğunu beyan ettiği, sanık müdafinin ise sanığın eski eşi ...’nın ,...' na ait suça konu işyerini yanında bulunan ... Mahallesi 188 parsel 1 ada sayılı iş yerinin sahibi olduğunu, iki iş yeri arasındaki duvarını yıkarak her iki iş yerini birlikte kullandıklarını ancak ...’nın katılana sadece kendi mülkiyetinde olan iş yerini kiraladığı, katılana da iki iş yerini ayıran duvarı tekrar örmesini söylediğini ancak katılanın bu duvarı örmediğini iddia ettiğinin anlaşılması karşısında gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından katılana suç tarihinde söz konusu dükkanı kiralarken sanık ...’in yanlarında olup olmadığının ve yargılaması başka dosya üzerinden devam eden ... ile aralarında alt kira sözleşmesi şeklinde bir anlaşma yapıp yapmadıklarının sorulması, gerekirse olay yerinde keşif yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy