MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-) Sanığın, suç tarihinde eşi ile boşanma aşamasında olan katılana, boşanma davasına bakan hakimi tanıdığını, işini halledebileceğini, davadan sonra da kayınvalidesi ile evlendirebileceğini söyleyerek hileli davranışlar ile denetim imkanını kaldırmak sureti ile 2 adet vesikalık fotoğraf, kimlik fotokopisi ve 2200 TL para aldığı,bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken,
2-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy