MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 35, 52, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşüldü;
Suç tarihinde katılanı arayıp kendisini polis olarak tanıtan şahsın, hesabından 10.000 TL'nin çekildiğini söylediği katılanın 2.800 TL parayı kartsız para yatırma suretiyle iki ayrı işlemde ATM'den yatırdığı, hesabın temyize gelmeyen sanık ...’a ait olduğunun tespit edildiği, yatırılan paralara bloke konulduğu, aynı gün parayı çekmek için gelen sanık ...’ın yakalandığı ve savunmasında, 16/09/2012 günü kendisini Mersin'de ikamet eden arkadaşı sanık ...’in aradığını, 1.000 TL borcunu ödemek istediğini söyleyip banka hesabı olup olmadığını sorduğunu, bir şahıs tarafından hesabına para yatırılacağını, yatan paradan 1.000 TL borcunu alarak kalan kısmını kendisine vermesini istediğini, banka hesap numarasını verdiğini, 18/09/2012 günü sanık ...'in aradığını, hesabına para yatırıldığını söylediğini, saat 13:00 sıralarında bankaya gittiğinde banka görevlilerinin bir süre beklemesini söylediklerini, daha sonra polislerin kendisini yakaladığını beyan ettiği, bu suretle dolandırıcılığa teşebbüs suçunun işlendiğinin iddia edildiği eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy