MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Her iki sanık için de ayrı ayrı TCK’nın 157/1, 62, 52/2-4, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde katılanın kullandığı ... numaralı cep telefonunun ...numaralı bir cep numarasından arandığı, telefondaki şahsın kendisini polis olarak tanıttığı, katılana banka hesaplarının PKK törör örgütü tarafından ele geçirildiği ve bu şahısları yakalamak için kendilerine yardımcı olmalarını, hemen hesabının bulunduğu bankaya gitmesini söylediği, katılanın da Türkiye ... Bankası ...şubesindeki hesabından 60.000 TL parayı çektiği ve telefondaki şahsın söylediği şekilde parayı poşete koyarak bankanın arkasında bulunan sokaktaki 4 numaralı binanın önüne bıraktığı, telefondaki kişinin katılana operosyonun devam ettiğini söyleyerek telefonu bir başka kişiye verdiği, telefonda kendisini savcı olarak tanıtan kişinin katılana bankaya tekrar giderek 30.000 TL parayı çekmesini ve ... hesabına yatırmasını söylediği, katılanın çekmiş olduğu 30.000 TL parayı ... adına yatırdığı, sanık ...’le sanık ...’in bankaya para çekmeye birlikte gittikleri, sanık ...’in Türkiye ... Bankası Merkez şubesinden parayı çekerek sanık ... ‘e verdiği, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu iştirak halinde işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy