MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 158/1-f-son, 52, 53. maddesi gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
28/06/2014 tarihinde katılan ...'nın ... isimli web sayfasına nakit kredi ihtiyacını gidermek için girdiği, yukarıda belirtilen ilanı gördüğü, ilanda belirtilen ...nolu GSM hattını aradığı, telefonda görüştüğü sanığa 30-50 bin TL tutarında krediye ihtiyacı olduğunu söylediği, sanığın para limitinin önemli olmadığını, banka şubesine giderek sigorta masrafları için 420,00 TL gönderin demesi üzerine katılanın sanığın belirtmiş olduğu banka hesabına ATM'den 420,00 TL havale ettiği, sanığın telefonlarını kapatması üzerine katılanın sanığa ulaşamadığı, sanığın bu şekilde katılanı dolandırdığı iddia olunan olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın, hüküm tarihinde Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna başka bir suçtan hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında; 02/02/2015 tarihinde alınan savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hüküm tarihinde sanığın yargılandığı yer dışındaki cezaevinde hükümlü olmasına karşın kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy