(5237 S. K. m. 155)
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçların sanık ...’in beraatine ilişkin hükümler ile dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanık ...’in beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekili yerel mahkeme hükmünü duruşma talepli olarak temyiz etmiş ise de hükmün niteliğine göre, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereğince duruşma isteminin reddi ile yapılan incelemede, Katılan şirketin müdürü olarak görev yapan sanık ...’in işten çıkartılacağını anlaması üzerine kayınvalidesi üzerine olan merkezi Amerika’da bulunan ... isimli şirketin alacaklı olduğuna dair fatura düzenleyerek katılan şirket hesabından 21/10/2013 tarihinde 2.750.000 doları transfer etmek suretiyle uhdesine geçirdiği, sanıkların bu şekilde atılı suçları işledikleri iddia olunan olayda; Sanıkların savunmaları, katılan şirket vekilinin beyanları, banka ve kurum yazıları ile tüm dosya kapsamından, sanık ...’in istifa ettiği 07/11/2013 tarihine kadar katılan şirketin müdürü olduğu, ... International Limited isimli şirket tarafından 30/10/2013 tarihinde sanık ...’e yazılan gönderide 14/10/2013 tarihli istifasının şirkete ulaştığını ve kendisinin görevinin 10/11/2013 tarihine kadar devam ettiğine yine o tarihe kadar ki çalışmalarından dolayı 70.000 USD tutarında ödeme gerçekleştirileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen sanık ...’in kayın validesi olan diğer sanık ... adına merkezi Amerika’da bulunan ... isimli şirkete 21/10/2013 tarihinde 2.750.000 dolar para transferi gerçekleştirmiş olması bunun üzerine katılan şirket tarafından sanıklar hakkında 19/11/2013 tarihinde şikayette bulunulması üzerine sanık ... tarafından katılan şirket aleyhine işçi alacaklarından kaynaklı 27/11/2013 tarihli davayı açmış bulunduğu bu dava dilekçesinde savunmasında belirttiği şekilde halen 500.000 dolar alacağının olduğuna dair iddiasının bulunmayıp maaş ve ikramiyelerinden kaynaklı işçi alacaklarının bulunduğunu iddia etmiş olması ve taraflar arasındaki hukuk davasının uyap kayıtlarından yapılan incelemede Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/539 Esas sayılı dosyası üzerinden devam etmekte olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından mahkemece taraflar arasında mevcut hukuk davasının akıbetinin araştırılması, dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, bir suretinin dosya arasına konulması, yine şirketin defter, kayıt ve belgelerinin geçmişe dönük olarak incelenerek sanık ...’in şirketteki sıfatı, yetkisi ve pay sahibi olup olmadığının şirketten alacağı olup olmadığının araştırılarak buna ilişkin üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak toplanan delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de; Sanık ... hakkında açılan kamu davası üzerine Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/65 Esas, 2014/25 Karar sayılı kararı ile sanığa atılı eylemlerin iddianamede belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunun yanında TCK'nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi karşısında mahkemece sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yerine dolandırıcılık suçundan beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 11/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)