Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/04/2019 tarihli ve 2018/244950 soruşturma, 2019/44871 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/05/2019 tarihli ve 2019/3968 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/01/2020 gün ve 94660652-105-34-15080-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2020 gün ve 2020/12568 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu nazara alındığında;
Somut olayda, şüphelinin SE Teknoloji Tic. Ltd. Şti. yetkilisi iken 23/12/2018 tarihinde iş bıraktığı, fakat kendisine tevdi edilen panelvan aracı ve koruma ve montaj ekipmanlarını şirkete iade etmediği yönündeki şikayet üzerine yapılan soruşturma sonucunda her ne kadar şüpheli aracı ve ekipmanları şirket çalışanları olan...'ya ve ...'a teslim ettiğini savunmuş ve tanık...'nun aracı teslim aldığına dair beyanı üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, anılan tanığın aracı teslim aldığını fakat koruma ve montaj ekipmanlarını teslim almadığını beyan etmesi karşısında, ...'ın tanık olarak ifadesine başvurulması suretiyle toplanacak delillere göre hukuki durumun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şüphelinin SE Teknoloji Tic. Ltd. Şti. yetkilisi iken 23/12/2018 tarihinde iş bıraktığı, fakat kendisine tevdi edilen panelvan aracı ve koruma ve montaj ekipmanlarını şirkete iade etmediği yönündeki şikayet üzerine yapılan soruşturma sonucunda her ne kadar şüpheli aracı ve ekipmanları, şirket çalışanları olan...'ya ve ...'a teslim ettiğini savunmuş ve tanık...'nun aracı teslim aldığına dair beyanı üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, anılan tanığın aracı teslim aldığını fakat koruma ve montaj ekipmanlarını teslim almadığını beyan etmesi karşısında, ...'ın tanık olarak ifadesine başvurulması, şüphelinin sunduğu koruma ekipmanını teslim ettiğine dair belgenin sorulması ayrıca montaj malzemeleri ve el aletlerinin teslimine ve geri alınamadığına dair belgelerin neler olduğunun müştekiye sorulması bu şekilde toplanacak delillere göre hukuki durumun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşıldığından kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/05/2019 tarihli ve 2019/3968 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 09/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy