(818 S. K. m. 158, 161)
Davacı 2.9.1968 tarihli sözleşme gereğince yerine getirmeyen ve eseri belli edilen zamanda teslimde temerrüde düşen davalıdan 12.000 lira cezai şartın tahsilini dilemiş; Mahkeme Borçlar Kanununun 161/son fıkrasını göz önünde tutarak 2.000 liranın davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Sözleşmenin muayyen zamanda yerine getirilmesini sağlamak, yükleniciyi manevi etki altında tutarak borcun sözleşilen günde yerine getirilmesine zorlamak amacı ile Borçlar Kanununun 158. maddesinde görülen biçimde cezai şart kararlaştırılmıştır.
Davacının bu tazminatı isteyebilmesini kanun koyucu bazı şartların varlığına bağlı tutmuştur. Anılan şartların ilki cezai şart isteminden feragat etmemiş, ikincisi ise borçlunun edasını kabul sırasında ihtirazı kayıt dermeyan etmiş, başka bir deyimle cezai şarta ilişkin hakkını saklı tutmuş olması lazımdır.
Dava konusu edilen olayda, davalı yükleyicinin eseri ikmalile davacıya teslim ettiği 17.7.1969'da davacının eve taşındığı yapılan kabulden önce yukarıda belirtildiği üzere hakkını saklı tutmadığı anlaşılmıştır. Dava bu teslim tarihinden 1,5 yılı aşkın bir zaman sonra açıldığına göre isteğin yukarıda sözü geçen yasanın 158. maddesinin sondan bir evvelki fıkrası buyruğuna uyularak reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy