(1086 S. K. m. 238, 239)
Dava: Taraflar arasındaki davanın (Afyon Birinci Asliye Hukuk Hakimliği)nce görülerek hükmedilen 11940 liranın kanuni faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya ödenmesine dair verilen 12.7.1976 tarih ve 313/303 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılardan (B) tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı (İ), davalı (B)nin mermer ocağından metreküpü 400 liradan 69 m3 taş çıkardığını, davalı (B)nin siyah ve sürümü olmayan taş bulunması nedeniyle 40 m3 ünü tesellümden kaçındığını beyanla alınmayan taş karşılığı 11.940 liranın ödetilmesini dilemiştir.
Davalı (B) davacının ancak 40 m3 mermer çıkardığını 20 metreküpünü aldığını, buna karşılık 19.000 lira ödediğini, 20 metreküpünün ise siyah renkte olduğu için kabul etmediğini savunmuştur.
Taraflar arasında bir eser sözleşmesini kurulduğunda, 1 m3 taş bedelinin 400 liradan ibaret olduğunda mahkemece halli gereken bir uyuşmazlık söz konusu değildir.
Çekişme davacının ocaktan çıkardığı taş tutarında ve kabul edilmeyen ve ocakta kalan siyah taşın miktarının miktarını tayindedir.
Davacı kendisi tarafından istihsal edilip de (B)nin almadığını iddia ettiği 40 m3 mermer olduğunu ileri sürmesine rağmen davalı bu tutarın ancak 20 m3 bulunduğu bildirmektedir. Bu konuda dinlenen davacı tanıkları miktar yönünden hükme esas alınabilecek, görgüye dayanan bir açıklamada bulunmamışlardır. Davacı yargılama sırasında delil tespiti yaptırdığından söz etmiş henüz sonuç alamadığını bildirmiştir. Bu konudaki delil tespitinin araştırılması ve oradaki duruma göre soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir. Eğer delil tespitinden bir sonuç alınamadığı takdirde ocakta bırakılan ve tesellüm edilmeyen taş tutarının davalının ikrarında bulunan 20 metreküpten ibaret bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak davalı (B) sözü edilen mermerlerin siyah renkli ve kullanmaya elverişli bulunup bulunmadığı da araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Öyle ise eksik incelemeye dayanan karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı (B) yararına BOZULMASINA, ödediği harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.10.1977 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy