(818 S. K. m. 158, 362)
Davacı vekili 9.9.1979 günlü dava dilekçesinde, taraflar arasında kurulan 29.4.1976 günlü eser sözleşmesine göre, 1.9.1976 tarihinden itibaren 18 aylık süre içinde inşaatın 1.8.1978 gününde teslim edilmesi gerektiğini aksi takdirde davalı yüklenicinin her ay 1.000 lira gecikme tazminatı ödemeyi kabul ettiğini, davalının belli edilen süre içinde inşaatın tamamlandığını ve ihtarname tebliğine rağmen de ödeme yapmadığını beyanla, davacıya sözleşme ile bırakılan 3 daire için toplam 31.003 lira gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 6.6.1979 tarihli karşılık dilekçesindeki ve duruşmadaki savunmasında, Borçlar Kanununun 362. maddesine göre, eserin davacı tarafından kabul edilip, iki dairenin de başkalarına satılmış olması dolayısıyla, müvekkili davalının sorumluluğu kalmadığını, esasen gecikmenin de davacının davranış ve isteklerinden ileri geldiğini bildirerek, davanın reddini talep eylemiştir.
Mahkemece, davacının sadece sözleşme hükmüne göre ödenmesi gereken gecikme tazminatı istediğine, bu hususun oturma raporunun alınmasından hemen sonra ihtarname ile davalıya duyurulduğuna göre, davanın kabulü ile 30.000 lira gecikme cezasının faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yolunda karar verilmiştir.
Bu karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Taraflar arasında noterlikçe düzenlenen 29.4.1976 günlü eser sözleşmesine göre, davalı yüklenicinin, davacı gayrimenkulüne arsa payı karşılığında kat yapacağı ve davacı arsa sahibine sözleşme gereği olarak 3 daire vereceği, inşaatın 1.9.1976 tarihinden itibaren 18 ay içinde yani 1.9.1978 gününde bitirilerek davacıya teslim olunacağı teslim edilmediği takdirde de, daire başına ayda 1.000 lira gecikme cezası ödeneceği öngörülmüştür.
Davacı arsa sahibi Münire Özçelik Y.'ın kendisine sözleşmenin 3. maddesiyle bırakılan 5 ve 6 Nolu daireleri Ocak 1979'da başkasına sattığı, gerek kendi beyanı ve gerekse getirilen tapu kaydından anlaşılmaktadır.
Yine bu 3 daireyi davacı arsa sahibinin 7.2.1979 tarihinde fiilen teslim aldığı, davacı tarafından keşide edilen 15.2.1979 günlü ihtarname kapsamı ile tespit olunmuştur.
Oysa ki, Borçlar Kanununun 158/2 maddesine göre, davacı arsa sahibinin dairelerin fiilen kendisine teslim edilmesi süresinde gecikme tazminatı isteme hakkını saklı tuttuğuna dair davalıya ihbar ve ihtarda bulunması gerekir. Teslim anında davacı bu hakkını saklı tuttuğuna davalıya bildirmemiş ve itirazi kayıt dermeyan etmeden daireleri fiilen teslim alarak 2 adedini de satmış ve ancak teslimden 8 gün sonra davalıya ihtarname göndermiştir. Bu suretle, davacının gecikme cezası isteme hakkı düşmüş bulunmaktadır. Dava ise bundan çok sonra 9.5.1979 tarihinde açılmıştır.
Bu nedenlerle, davanın tamamen reddine karar verilmek gerekirken, kabulü yolunda hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy