(1086 S. K. m. 287)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Burhaniye Asliye Hukuk Hakimliğince görülerek ödetmeye ilişkili olarak verilen 28.10.1981 tarih ve 299/331 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı avukatı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 24.6.1981 günlü dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı sendika ile aralarında düzenlenen 30.1.1979 gönlü sözleşme ile işveren sendikanın Burhaniye Ören sahilinde bulunan A... Dinlenme ve Eğitim Tesisleri'nden Eğitim Sitesi inşaatını taahhüt ettiğini, gerek sözleşme ve gerekse sözleşme dışı iş sahibi sendikanın talimatına göre bir takım işler yaptığını, 7 adet hak ediş düzenlendiğini, hak ediş ve avans olarak 62.429.079,82 lira tediye olunduğunu, sözleşme hükümleri gereğince yapılan işler karşılığının her ay tanzim edilecek hak ediş raporları ile 10 gün içinde idare tarafından ödenmesi gerektiğini, 15.9.1980 günlü 8 numaralı Milli Güvenlik Konseyi kararı ile sendikanın faaliyeti durdurulduğundan, hak ediş düzenlenip karşılığını alamadığını, gerek kayyum heyetine ve gerekse Sıkıyönetim Komutanlığına yaptığı başvurmaların neticesiz kaldığını, mali sıkıntı içine düştüğünü, resen etüt proje ve uygulama gurup başkanı yönetiminde oluşturulan 5 kişilik uzman kadro tarafından inşaat mahallinde ve dosya üzerinde inceleme yapıldığını, müvekkili firmanın başarılı bir saniyede olup, kullanılan malzemenin de takdire değer bulunduğunu, 15.12.1980 tarihli 8 numaralı hak ediş tutarının, 69.582.802,60 lira alması gerektiğini, avans ödemeleri karşılığı 62.429.079,82 liranın bundan düşülmesi ile bakiyesi 7.153.722,78 liranın yüklenici firmaya tediyesi icap ettiğini, mütalaan bildirdiğini, buna göre, rapordaki 2 kalem tashih ve tenzilata iştirak etmemek ve itiraz etmekle şimdilik kurul raporundaki paranın tediyesini müvekkili firmanın istemiş olmasına rağmen, kayyum heyetini yasal yoldan alacağımızın talep edilmesi gerektiğini, bildirmesi üzerine, işbu davayı açtıklarının beyanla, şimdilik 7.153.722,78 liranın faiz, masraf ve ücreti vekaletle birlikte davalıya ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen 4, 5, 6 ve 7 numaralı hak ediş raporlarında görüldüğü üzere, fiyat farklarına % 25 müteahhit kar ve genel gider payı eklenmek suretiyle sendikaca davacı şirkete ödemeler yapılmış, bu şekildeki uygulamaya taraflarca da itiraz edilmemiş ve bu suretle fiyat farklarına % 25 zam hususu davalı olarak yapılan ödemelerle geçerli hale gelmiş ve bu durum müteahhit davacı firma lehine kazanılmış hak meydana getirmiş olduğu, her ne kadar sözleşmede aksine hüküm mevcut ise de, taraflar karşılıklı irade beyanları ile her zaman sözleşmeyi tadil edebileceklerinden ve tarafların sözleşmeyi böylece zımnen tadil etmiş olduklarından 8 numaralı hak ediş raporlarından önceki hak edişlerini de tadil etmiş bulundukları, bu tatbikatın vaki ödemelerle taraflarca kabul edilmiş olduğu gerekçesi ile davanın aynen kabulü suretiyle, 7.153.722,78 lira alacağın 25.12.1980 tarihinden itibaren kanuni % 10 faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karar, davalı vekilleri tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı T.... G.... H.... işçileri S....Başkanlığı temsilcisi ile davacı yüklenici M.... ve Ticaret Anonim Şirketi arasında düzenlenen 30.11979 günlü eser sözleşmesi ile, davacı yüklenici şirket, Burhaniye - Ören' de Genel iş Sendikası'na ait arsa üzerinde yapılacak olan G...S.... A... Dinlenme ve Eğitim Tesisleri'nden Eğitim Sitesi inşaatı işinin tamamını yapmayı yüklenmiş bulunmaktadır. Aynı sözleşmenin 2. maddesinin d bendine göre de, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi bu eser sözleşmesinin eklerinden sayılmıştır.
HUMK. nun 287. maddesi uyarınca iki tarafça muayyen deliller ile ispatı tahriren kabul edilmiş oları veya muhakeme esnasında ol veçhile beyinlerinde karar verildiği ikrar olunan maddeler hakkında başka delil kabul olunmaz.
Bu itibarla, sözleşmenin eki olarak taraflarca kabul olunan Bayındırlık işleri Genel Şartnamesi hükümleri, taraflar işin artık bir delil sözleşmesi niteliği taşımakta olup, her iki tarafın da bu genel şartname hükümlerine uymaları zorunlu bulunmaktadır. Anılan Şartnamenin 33. maddesinin ilk fıkrasında, davalı işveren sendika tarafından davacı yükleniciye, inşaat ve ameliyat ile ihzarattan doğan alacakları nedeniyle geçici hak edişlerle yapılacak tediyelerin alelhesap bir avansı mahiyetini taşıdığı açıkça belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu sebeple davalı sendikanın, 4, 5, 6 ve 7 numaralı hak ediş raporları ile fiyat farklarına % 25 yüklenime karşı ve genel gider payı eklemek suretiyle davacıya ödemelerde bulunması, davalı işveren hiç bir suretle bağlayıcı bir sebep olarak kabul edilemez. Zira davalı sendikanın vaki ödemeleri, avans mahiyetinde ödemelerden ileri gitmemesi ve davacı yüklenici yararına kazanılmış hak olarak kabul edilememesi nedeniyle bu konudaki tediyelerin haksızlığının tespiti halinde işveren yönünden tarafların kesin hesabın yapılmasına kadar geri alınması veya mahsup işlemlerinin yapılması mümkün bulunmaktadır. Böylece, mahkemenin davalı sendikanın, 8. hak edişe kadar düzenlediği ara hak edişlerle yüklenici davacıya ödediği % 25 yüklenici karı ile genel giderlerin fiyat farklarına eklenmesini, davacı yüklenici yararına kabul nedeni olarak göstermesi yanlıştır.
Kaldı ki, taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinin (vergi ve fiyatların değişmesi) başlığını taşıyan 3. maddesinin (h) bendinin II numaralı fıkrasında; fabrika ve kuruluşların resmi fiyatları ile serbest piyasadaki fiyatlar arasında bir fark olması halinde ve bunların serbest piyasadan satın almalarında zorunluluk bulunduğu takdirde, idarenin yazılı izni ile serbest piyasadan satın alınan malzemelerin satış faturalarındaki fiyatlar ile fabrika veya kuruluşların resmi fiyatları arasındaki farkların, müteahhit karı ve genel gider payı eklenmeksizin hak ediş raporlarına ekleneceği veya ondan düşüleceği hükmü de yer almaktadır.
Sözleşmedeki bu açık hüküm karşısında, fiyat farklarına, istenilen müteahhit karı ile genel gider paylarının eklenmesine hiçbir şekilde imkan görülememiştir.
Esasen mahkemece seçilen bilirkişi kurulu da 7.10.1981 günlü raporlarında da, demir ve çimento fiyat farklarına 7 ve daha önceki hak edişlerde ödenen % 25 müteahhit karı ile genel gider paylarının eklenip eklenemeyeceği hususunun hukuki bir soruna ilişkin olması nedeniyle, mahkemenin takdirine bırakılmış ve fiyat farklarından dolayı davacı artan alacağı ise, 5.599.509.24 lira olarak hesaplanmıştır.
Mahkemece, bilirkişi lira raporunda hesaplanan yalnız 5.599.509,24 lira için ödeme kararı verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle bu miktara müteahhit karı ve genel giderler ve nakliye ücreti de ilave edilmek suretiyle 7.153.722.78 liranın davalıdan tahsili yolunda hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle kararın davalı sendika yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 03.03.1982 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy