(2004 S. K. m. 85, 88) (818 S. K. m. 534)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Mersin İcra Tetkik Mercii Hakimliği'nce görülerek mahkeme ilamında belirtilen gerekçelere binaen verilen 24.5.1983 tarih ve 318-462 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu ve gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - İİK. nun 88. maddesi hükmü, menkul mallarda haczin ne şekilde yapılacağını açıkça göstermiştir. Haczin geçerli olması için, menkul malın fiilen haczi ve muhafaza altına alınması gerekir. Alacaklı muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartıyla muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir Dava konusu 33 ..... 454 plaka sayılı araç için trafik şubesine yazı yazılmış ise de; araç henüz yakalanmamış ve üzerine fiili haciz uygulanamamıştır. Bu nedenle, davaya konu olamayacağından, davacı üçüncü şahsın araca ilişkin talebinin reddi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2 - Diğer hacizli menkullere gelince; BK.nun 534. maddesi hükmü gereğince şirket mukavelesinde başka bir hüküm bulunmadıkça bir şerikin alacaklıları haklarını ancak o şerikin tasfiyedeki hissesi üzerinde kullanabilirler. Olayımızda haciz, borçlu Enver'in tasfiyedeki hissesi üzerine veya ortaklıktaki kazanç payına değil doğrudan ortaklık malları üzerinde uygulanmıştır. Bu nedenle haciz, usul ve yasaya aykırı ve geçersizdir.
Ayrıca, dar yetkili mercii hakimliği, ortaklığın tasfiyesine karar vermeye yetkili ve görevli değildir. Mercice, borçlunun borcundan dolayı ortaklık malları üzerine konulan haczin geçersizliğine karar verilmesi gerekli iken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda ikinci bentde gösterilen nedenlerle, merci kararının davacı üçüncü şahıs yararına BOZULMASINA, 19.01.1984 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy