(1086 S. K. m. 389)
Dava: Taraflar arasındaki davanın, Ankara Sekizinci Asliye Hukuk Hakimliği'nce görülerek mahkeme ilamında belirtilen gerekçelere binaen verilen 4.03.1985 tarih ve 767 - 115 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraflar vekillerince istenilmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 48.638.929,89 lira alacağının tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece kısa kararda (sübut bulduğu üzere davanın kabulüne karar verildi) şeklinde yazıldığı halde, taraflara tebliğ olunan gerekçeli karar da, 42.637.061 liranın davacıya ödenmesine şeklinde istekten az bir miktara hüküm kurulduğu görülmüş, böylelikle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının çok açık olması gerekir. Hüküm fıkrasında verilen karar ile taraflara yükletilen ve bahşedilen vazife ve haklar, hiçbir şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde yazılmalıdır. Son oturumda tefhim edilen kısa karar ile, sonradan yazılıp taraflara tebliğ olunan gerekçeli karar arasında çelişki bulunması usul yasasına aykırıdır.
O halde, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden bozulması ve diğer temyiz istekleri ile davalının temyiz istekleri hakkında şimdilik inceleme yapılmaması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteklerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacının diğer temyiz nedenlerinin ve davalının temyiz isteklerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 21.01.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy