(6762 S. K. m. 8, 9) (818 S. K. m. 101)
Taraflar arasındaki davanın İ.......... Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek mahkeme ilamında belirtilen gerekçelere binaen verilen 08/03/1988 tarih ve 202-149 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle davalının yapımını üstlendiği silindirde görülen gizli ayıbın yasal süre içinde davalıya ihbar edilmiş olup, bedeli tahsil edildiğinden davalının her zaman imal ettiği şeyi geri alabileceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ticari karz akitlerinde faize faiz yürütülmesi TTK. 8. ve 9. maddesi hükümlerinin bir gereği olup olayda uygulama olanağı bulunmadığı halde mahkemece dava tarihinden itibaren faize faiz hükmedilmesi yanlıştır.
3 - Temerrüt faizine hükmedilebilmek için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp ayrıca borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekir. (BK.nun m. 101/1)
Somut olayda davacının gönderdiği ihtarın 10/12/1986 tarihinde davalıya tebliğ edildiği cevabi ihtardaki beyandan anlaşılmaktadır. Bu tarihe davacı ihtarındaki 10 günlük ödeme süresi eklendiği takdirde davalının temerrüdü 21/12/1986 tarihinde oluşmuştur. Mahkemenin temerrüt faizini bu tarihten başlatması gerekirken dava dilekçesinde ödeme tarihi esas alınarak hesap edilen birikmiş faize aynen hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentlerde yazılı sebeplerden kararın davalı yararına BOZULMASINA, 20/03/1989 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy