(818 S. K. m. 321, 356, 357)
Taraflar arasındaki davanın, Diyarbakır Üçüncü Asliye Hukuk Hakimliğince görülerek reddine dair verilen 28/04/1988 tarih ve 1020243 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı, davalı şirketin yerleşik bulunduğu yerin yüksekliği nedeniyle davalı şirkete ait cihazlarda yıldırım çarpması sonucu sık sık meydana gelen arızaları tamir etmiş ve bu arada davacının 07/09/1987 tarihli mektubunda açıklandığı üzere yıldırımın meydana getirdiği zararların tekrarlanmaması için bakırlı topraklama imalatını gerçekleştirmiştir. Ne var ki yapılan topraklama işlemi yıldırım çarpmasını engellemediği ihtilatsız olup yapılan topraklama yıldırım çarpmasını önlemediği halde, sonradan yıldırım çarpmasıyla ortaya çıkan santraldeki arızanın giderim ve onarım bedelini dava etmektedir.
Oysa davacı yüklenici, işçinin tabi olduğu ihtimam ve dikkati göstermek zorunda olup ihmal ve dikkatsizlik neticesinde iş sahibinin uğradığı zararlardan sorumludur (BK. m. 356 ve 321). Bundan başka, davacı yüklenici yapılan topraklama tesisatının davalının isteği ile gerçekleştiği kabul edilse dahi bunun icrasından önce iş sahibine derhal bildirimde bulunmak zorundadır. Aksi halde bu imalatın sonuçlarına katlanması gerekir (BK. 357/son m.).
Somut olayda davacı yüklenici anılan ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini usulen karşılamış değildir. Bu nedenle davanın reddedilmiş olması sonucu bakımından doğru olup temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, bakiye 1000 lira ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.09.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy