(1086 S. K. m. 178) (818 S. K. m. 125, 126)
Taraflar arasındaki davanın B..... Asliye Hukuk Hakimliğince görülerek reddine dair verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davaya konu edilen tazminat, davalı yüklenicinin ayıplı inşaat yapması nedenine dayandırılmıştır. Gerçekten projeye aykırı olarak kapıcı dairesinin yerinin değiştirilmesi ve davacıya isabet eden dükkanın küçük tutulması vs. sebepler inşaatın kusuruyla ilgilidir.
BK.nun 126. maddenin 4 üncü bent hükmü gereğince ayıplı bir iş meydana getirilmiş olması halinde buna dayanılarak açılacak davalar hakkında her hangi bir zamanaşımı süresi kabul edilmediğinden aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık umumi zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Bu itibarla mahkemece zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Bu itibarla mahkeme zamanaşımı süresini saptamada yanılgıya düşmüştür. Ne var ki, davacı tadilat projesine dayanılarak düzenlenen 15.07.1977 tarihli kat irtifakı listesini imza etmekle ve 17.10.1977 tarihli tespiti delil dilekçesinde sözü edilen ayıpları belirterek tespit istemiş olmakla ayıplı işi öğrendiği halde, aradan on sene geçtikten sonra işbu davayı 04.12.1987 tarihinde açmış olduğundan, olayda sözü edilen umumi zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olmaktadır.
Kaldı ki, 1978/563 eski, 1984/633 yeni esas sayılı davada da aynı konuda talep ettiği tazminat isteği mahkemece incelenerek sonuca bağlanmış ve kesinleşmiş olup olayda kesin hükmün unsurları dahi oluşmuş bulunmaktadır.
Bu nedenlerle sonucu itibariyle doğru bulunan hükme yönelik davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, 13.09.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy