(818 S. K. m. 110, 484)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Mahalli Asliye Hukuk Hakimliği'nce görülerek mahkeme ilamında belirtilen gerekçelere binaen verilen 6.7.1989 tarih ve 249-535 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı ve karşı davalı vkili ile davalılardan a. B. ve İ.T. vekili taraflarından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle davalı A.B. ile A.İ.T.'nin taahhüdü asıl borçlu H.B.'nin fiilini taahhüt niteliğinde olduğundan davalı A.B. ile A.İ.T. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık halı imalatına dayanan eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ile davalı H.B. ve Ş. Ç. arasında imzalanan 1.3.1984 günlü sözleşme taraflar arasında uyuşmazık konusu değildir. Bu sözleşmeyi Ş.Ç. müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış ise de Borçlar Yasası'nın 484. maddesine göre kefilin mesul olduğu miktar belli olmadığından kefalet olarak nitelendirilemez. Ne var ki Ş.Ç. bu sözleşme ile H.B.'nin fiilini davacıya karşı taahhüt etmiştir. Bu itibarla Borçlar Yasası'nın 110. maddesine göre Ş.Ç.'nin asıl borçlu H.B. daacıya karşı taahhüdünü ifa etmemesi dolayısıyla doğan tüm zararlardan sorumlu olması gerekir.
3.3.1986 tarihli sözleşmede yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Bu sözleşmeyi davalı H.B. ile A.İ.T. ve A.B. imzalamışlardır. Bu sözleşmede Ş.Ç.'nin imzası yoktur. Öyle ise anılan sözleşmeden doğan sorumluluktan Ş.Ç. mesul tutulamaz. öte yandan bu sözleşmeyi A.İ. ve A.B. müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzalamışlarsa da Borçlar Yasas'nın 484. maddesine göre kefillerin mesul olacağı muayyen bir miktar bulunmadığından A.İ ve a.B.'nin hukuki durumları müteselsil kefil olarak kabul edilemez. Ne var ki Borçlar Yasas'nın 110. maddesine göre A.İ. ve A. B. bu sözleşmeden dolayı davacıya karşı H.B.'nin fiilini taahhüt etmişlerdir. O halde sözleşmeden doğan sorumluluktan H.B. ile birlikte davacıya karşı mesul oldukları kabul edilmelidir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporları yukarıda açıklandığı üzere 2 ayrı sözleşmeden dolayı davalıların sorumluluğunu açıklıkla tespit etmediğinden kurulacak karara esas alınamaz. Öyleyse mahkemece açıklanan hukuki durum nazara alınarak 1.3.1984 ve 3.3.1986 günlü iki ayrı sözleşmeye göre davalıların sorumlu olacakları miktar ve faiz borcu uzman bilirkişi aracılığıyla saptanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2. bendde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve 1. bendde gösterilen sebeplerle davalı A.B. ve A.İ. temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda yazılı bakiye 162.900 lira ilam harcının da temyiz eden davalılardan alınmasına, 18.10.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy