(818 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 20 daire ve 2 dükkandan oluşan inşaatın mermer işlerinin yapımını davalının götürü olarak üstlendiğini, kendisine toplam 10.000.000 TL. nın peşin olarak ödendiğini, buna karşılık davalının 4.200.187 TL. lık iş yapıp kalan işleri yapmadığını, böylelikle eksik işler için başka kişiye 16.800.000 TL. ödendiğini belirterek bu miktar para ile 10.000.000 TL. manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı, davacının belirttiği fiyatlarla işin tamamını yapmayı taahhüt etmediğini kendisiyle sadece denizlik ve mutfak işini görüştüğünü ve bu işleri de ödenen 10.000.000 TL. karşılığı olarak yaptığını, işin bedeli konusunda bir fiyat kararlaştırılmadığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi 20 daire ve 2 dükkanın mermer işlerinin götürü bedel üzerinden yapımı konusunda yazılı bir anlaşma yoktur. Taraflar işin kapsamı ve bedeli konusunda uyuşamamışlardır. Bu durumda mahkemece önce davacı vs. yasal deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, iddia edilen işin, 10.000.000 TL. götürü bedel ile yapılacağı konusunda davacının davalıya karşı yemin hakkı hatırlatılmalı, davalı teklif edilen yemini kabul ve eda etmezse iddia edildiği gibi 20 daire ve 2 dükkanın tüm mermer işlerinin yapımını 10 milyon TL. götürü bedelle yapmayı üstlendiği sübuta ermekle bilirkişice saptanan ve isteğe göre eksik işler tutarı 16.800.000 TL. nın tahsiline karar verilmesi, davalı yemini eda ettiği takdirde, taraflar arasında götürü bir anlaşma olmadığının kabulü ile uyuşmazlığın B.K.nun 366. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir. O halde, davalı aldığı 10.000.000 TL. karşılığı tespit raporuna göre 4.200.187 TL. lık iş yaptığı anlaşıldığından, çoğun içinde azında bulunacağı kuralı gereğince, fazladan ödenen 5.799.813 TL. nın tahsiline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile HUMK. nun 288. maddesine aykırı şekilde tanık sözlerine dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy