(818 S. K. m. 101, 113, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici fiyat farkı istemekte haklı değildir. Ancak, davalı İdare davacının hak ettiği miktarı zamanında ödememek suretiyle kusurlu davranmış ve böylece akdin her iki tarafın eşit kusuru ile bozulduğunun kabulü ile işin tasfiyesi gerekmesine göre, mahkemece akdin feshine dair verilen karar yerinde değildir.
Mahkemece son 5 nolu hak edişin zamanında ödenmemesi sebebiyle ödenmesi gereken 28.12.1989 tarihi ile ödendiği 16.02.1990 gününe kadar işleyecek yasal faizin tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki B.İ.G. Şartnamesi sözleşmenin eki olup 39. maddesinde ara hak edişlerin kazanılmış hak teşkil etmemek ve kesin ödeme niteliğinde olmamak şartıyla yapılacağı ve ileride de bu miktarın artıp eksilebileceği, yani muaccel bir alacak niteliğinde olmadığı belirlendiği gibi taraflar arasındaki sözleşmede de hak edişin zamanında ödenmemesi halinde faiz yürütüleceğine dair bir hüküm yer almamaktadır. Ayrıca davacının hak ediş ödemesi yapılırken BK.nun 113. maddesine uygun biçimde itiraz ileri sürmediği anlaşılmaktadır.
Kaldı ki hak edişin düzenlenmesinden sonra bedelin ödenmesi konusunda davalıya bir ihtar çekilmemiş ve B.K.nun 101. maddesi gereğince temerrüde düşürülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece her iki tarafın kusurlu olmaları nedeniyle işin tasfiyesi gerekeceğinden fesih ve faize ilişkin talebin reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy