(818 S. K. m. 101, 365, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş ve davalı T. Akyıldız vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraflar ve vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili birleştirilen iki davasında davalı şirketin yapımını üstlendiğini ancak eksik bıraktığı işlerden dolayı toplam 34.366.130 TL. nın davalı şirketten tahsilini istemiş 33.091.550 TL. nın davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davada açıkça davacı Z. İnşaat Limitet Şirketi hasım olarak kabul edilip diğer davalılar M. Koruk ile T. Akyıldız bu şirketin temsilcileri olarak gösterildikleri ve bu durumda tahsil kararının sadece şirkete yönelik olarak verilmesi gerektiği halde davada sıfatları bulunmayan Mustafa ile Tufan hakkında da hüküm kurulması bozma nedenidir.
2- 07.03.1991 tarihinde açılan davada fazla hak saklı tutulmadan 15.000.000 TL. nın tahsilinin istenildiği ve sonradan açılan ek davaya davalı tarafından karşı çıkıldığından sadece açılan ilk dava ile sınırlı olarak karar verilip ikinci davanın reddedilmesi gerektiği halde ikinci davada istenen miktarların tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabul şekli itibariyle de ayrı ayrı açılan davaların her biri hakkında müstakil hüküm kurulması gerekirken her iki davanın toplamı üzerinden hüküm kurulması da doğru değildir.
3- Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden doğmuş ise de, davalı şirketin ne miktar iş yapacağı yazılı bir belgeye bağlanmamış ve işin götürü bedelle yapılacağı davacı tarafından ispatlanmamıştır. Bu durumda hangi işlerin eksik kaldığının tesbiti mümkün değildir. Böyle olunca davacının açtığı davanın çözümü için davalı Şirket tarafından yapılan imalatın B.K.nun 366. maddesi doğrultusunda bedelinin tespiti, kusurlu imalat varsa bunun miktarı ile davacının ispat edeceği ödeme tutarının toplam iş bedelinden düşülmesi ve sonuçta davalının fazla tahsilat yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekir.
Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılıp fazla bir ödeme varsa o miktarın tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik iş bedelinin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4- Öte yandan dava tarihine kadar davalının temerrüde düşürüldüğü belgelendirilmediği halde temerrüt faizine B.K.nun 101. maddesi hilafına dava tarihi yerine tesbit tarihinden itibaren hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, duruşmada kendilerini vekille temsil ettirmeyen davalılar yararına vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harçlarının temyiz eden davalılara geri verilmesine, 28.04.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy