(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş ve davalılar vekillerince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat N. Baş demir ile davalı B. Uzun hasan vs. vekili Avukat E. Fındık oğlu ile davalı O. Akman vekili Avukat H. Yalçın alp geldiler. Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalılar vekillerinin ise süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacılar vekili temyiz peşin harcını yatırmadığı gibi temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydına dair herhangi bir belgede bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki 15.11.1984 ilk ve 13.08.1985 tarihli ek kat karşılığı inşaat sözleşmelerine göre davacı yüklenicilerin onaylı projesine uygun olarak H - 6.50 m. yüksekliğinde 11 Bloktan ibaret inşaatı yapıp çatısını kapattıktan sonra davacılara arsa payı devredileceği öngörülmüştür. Ne var ki, davacı yükleniciler onaylı proje dışında binaları H - 12.50 m. yüksekliğinde ikişer kat ilave ederek yaptıkları için Belediyece bu ilave katların yıkılmasına karar verilmiş ve bu karar aleyhine açılan dava reddedilmek suretiyle kesinleşmiştir. Bu nedenle yükleniciler davanın açıldığı tarihte sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirmediklerinden karşı edimin, yani hisse tapusunun verilmesini isteyemezler. Öte yandan, davalılar inşaatın başkaca teknik hatalarının da bulunduğunu ve sosyal tesislerden tenis kortunun da Belediyeye ait yer üzerine yapıldığını ve bu nedenlerle sözleşmeye ve projeye aykırı davranıldığını da ileri sürmüşlerdir. Her ne kadar davacı yükleniciler davanın açılmasından sonra 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında değişiklik yapılarak ilave katların yapılmasında bir engel kalmadığını, iskan ruhsatının alınabileceğini ileri sürmüş iseler de bu olgular davanın açılmasından sonra gerçekleşebileceğine ve kaldı ki henüz bu yolda alınmış bir ruhsat bulunmadığına göre, bu durum dava tarihinde sözleşme hükümlerinin yerine getirildiğini kabule elverişli değildir.
Mahkemece yukarda açıklanan yönler gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereğince davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 100.000'er TL. duruşma vekalet ücretinin kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harçlarının temyiz eden davalılara geri verilmesine, 31.03.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy