(818 S. K. m. 101, 413)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı sözleşmeye göre %30 fazlası ile yaptığı işin hak edişini almış, bu kez %30'u aşan diğer anlatımla sözleşme dışı yaptığı iş bedelini talep etmiştir. Alınan bilirkişi raporunda her ne kadar B.K.nun 413. maddesine dayanılarak yapılan iş bedelinin ödenmesi gerektiğinden bahisle hesap yapıldığı bildirilmiş ise de, neticede 14.5.1992 gün 715/1620 sayılı Milli Eğitim Müdürlüğü yazılarında esas alınan hesap şekline bağlı kalınarak sonuca varılmış ve davada istem kadar alacak olduğunu bildirmiştir. Oysa, sözü edilen Milli Eğitim Müdürlüğü yazılarından hak edişin hesabında 16.079.100 TL. kararname fiyat farkı verilmiştir. B.K.nun 413. maddeye göre yapılıp karşılığı ödenmesi gereken sözleşme dışı işlerde sözleşme uyarınca verilmesi gereken fiyat farklarına yer yoktur. Davacı yüklenici yaptığı iş bedelini işin yapıldığı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine uygun olarak talep edebilir. Alınan bilirkişi raporunda hesabın buna göre yapılmadığı aksine, iş sözleşme çerçevesinde yapılmışçasına hak ediş yapılarak sonuca varıldığı anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Muaccel bir borçlunun borçlusu ancak alacaklısının ödeme ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. B.K.nun Md.101. Davadan önce yüklenici 22.4.1992 tarihinde idareye sunduğu dilekçesinde iş bedelinin ödenmesini istemiş olmakla temerrüt ve dolayısıyla faizin başlangıcı bu tarihtir. Buna rağmen isteme bağlı kalınarak 29.8.1991 tarihinden faizin başlatılmış olması da mahkemenin kabulü bakımından isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda her iki bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı İdare yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.03.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy