(818 S. K. m. 108) (1086 S. K. m. 287)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) İnceleme konusu uyuşmazlıkta, davalı İdarenin üzerinde askeri atış yapılan ve çalışma koşullarına uygunluğunu zaman zaman kaybeden araziyi yükleniciye teslim ettiği, bu ve değişik nedenlerle yükleniciye süre uzatımı verdiği halde, yüklenicinin usulüne uygun itirazlarını da gözetmeyerek sözleşmeyi feshettiği, buna karşılık yüklenicinin de, İdarenin uyarılarına rağmen işi hızlandırmayarak ve yeterli makina parkı bulundurmamak suretiyle kusurlu davrandığı toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. B.K.nun 108/2. maddesi gereğince fesih halinde menfi zararların istenebilmesi için, istemde bulunan tarafın hiçbir kusurunun bulunmaması gerekir. Öte yandan, taraflar arasındaki sözleşmenin 2/F maddesine göre Topraksu İşleri Genel Şartnamesi sözleşme ekidir. Topraksu İşleri Genel Şartnamesinin 33. maddesi (A) bendi 6. fıkrasında aynen Müteahhidin muvakkat sitüasyonlara itirazı olduğu takdirde itirazının neler olduğunu ve dayandığı sebepleri sitüasyona bağlıyacağı kağıtta izah etmesi ve (ekli dilekçede yazılı itirazi kayıtlarla) diyerek imzalaması gerekir. Aksi taktirde müteahhid sitüasyonu olduğu gibi kabul etmiş sayılır denilmiştir. Bu hüküm HUMK.nun 287. maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olup, yükleniciyi bağlar. Yüklenicinin 5, 6, 7 ve 8 numaralı ara hakedişlere usulüne uygun olarak itirazı bulunmadığına göre, bu hakedişler onun tarafından olduğu gibi kabul edilmiş sayılır. Öyleyse, davacı bu hakedişler kapsamında kalan işler nedeniylede istemde bulunamaz. Bundan ayrı, yüklenici herne kadar kazı klasından kaynaklanan alacak isteminde bulunmuş ise de; yine sözleşme eki olan Özel Fenni ve İdari Şartnamenin 10/k ve 68. maddelerinde toprak klası değişse dahi ödemelerin keşif özetindeki birim fiyattan yapılacağı, paçal kazı fiyatlarının sonradan değiştirilemiyeceği kararlaştırıldığından, kazı alanında bir değişiklik bulunmayışı, paçal kazı fiyatına esas olan etüdlerin kazı alanı dışında başka bir yerde yapıldığının iddia edilmemesi karşısında ve yine sözleşme eki olan Genel Teknik Şartnamenin 3.2 maddesi uyarınca durum kazı esnasında idare ile yüklenici arasında yapılacak bir tutanaklada tespit ettirilmediğinden, bu istek de yersizdir. Bütün bu nedenlerle fesihte kısmen kusurlu olan davacının aşağı benddeki hakedişler dışında menfi zararlarıyla kar mahrumiyeti alacağı ve diğer istek kalemlerinin reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Taraflar arasındaki Kocaeli-Gebze-Denizli Sulama Göleti işine ait 3.7.1984 tarihli sözleşmeyle işin 15.9.1985 tarihinde tamamlanarak teslimi öngörülmüştür. Gerçekten, ihale edilen işin sözleşmede belirlenen zamanda tamamlanarak kabule elverişli bir durumda teslim edilmesi yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan borcudur. Ancak somut uyuşmazlıkta yüklenicinin neden olmadığı ve onun ortadan kaldırmaya gücünün yetmediği, inşaat alanının atış emniyet sahasında yer alması, optimum toprak rutubetinin sözleşme şartlarına uygun düşmeyişi ve yağışlar nedeniyle davalı idare tarafından yükleniciye 213 gün süre uzatımı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumun iş programında değişikliğe neden olacağı, bu değişikliğin de ertesi yıla aktarılan iş için fiyat farkı istemini haklı kılacağı muhakkaktır. İdarece verilen ek süre içindeki artan fiyatlara rağmen, yükleniciyi işin hala sözleşme fiyatlarıyla yapımına zorlanması iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaz. Nitekim, davacı yüklenici 1, 2, 3 ve 4 numaralı hakedişleri yöntemine uygun şekilde itirazla imzalıyarak fiyat farkı istemiştir. O halde, mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluna sadece bu hakedişlere giren ve itiraza uğrayan kalemlerden ötürü fiyat farkı hesabı yaptırılarak, davacının alacaklı olduğu miktar hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1.bent gereğince reddine, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 9.6.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy