(818 S. K. m. 360)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı verdiği teklifte gösterdiği nitelikte imalat yapmayı üstlenmiştir. Teklif ve düzenlenen faturalarda direklerin 1510 Kg. ağırlığında alacağı belirtilmiştir. Sözleşmede ağırlığa dair bir hüküm bulunması teklifte geçen ağırlıktan vazgeçildiğini değil, aksine teklifteki ağırlıkla yanların bağlı olduğunu gösterir. Davalı fen ve teknik kurallara uygun ve teklifindeki ağırlığa bağlı kalarak imalat yaptığı sürece edimini noksansız ve ayıpsız yerine getirmiş ve kararlaştırılan bedelin tamamına hak kazanmış olur. Olayda direklerin teklif edilen ağırlıkta yapılmadığı çekişme konusu olmadığına göre davalının edimini eksiksiz ifa ettiği söylenemez. Bu husus göz önünde tutularak direklerin 1510 Kg yerine 833 Kg yapılmasıyla değerleri arasında doğacak farkın bu işten anlar teknik bilirkişiden sorulup saptanması gerekir. Konu fen ve teknik bilgiyi icabettirdiği halde HUMK. nun 275. Maddesi hükmüne aykırı biçimde avukat olan kişiden alınan mütalaayla bağlı kalınarak hüküm verilemez.
Öte yandan, direklerin ağırlıkları davalı şirketin görevlendirdiği kişinin de iştirakiyle saptanmış olmakla, ağırlıkta farklı olmalarına rağmen işlevi açısından sakınca görülmeyerek direklerin kabul edilmiş olmaları değer farkının istenmesine engel sayılamaz. (BK. m. 360) Buna göre fenni bilirkişi marifetiyle ağırlıktan doğan fiyat farkının hesaplattırılması suretiyle hükme varılması yerine, bilgi dalıyla yakınlığı olmayan avukattan alınan görüşle ve noksan incelemeyle yazılı biçimde verilen karar usul ve yasaya aykırı olmakla bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.06.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy