(818 S. K. m. 106, 107)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraflar ve vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacıya ait taşınmazdan 60/100 pay karşılığında davalının inşaat yapmayı üstlendiği halde, kararlaştırılan sürede edimini yerine getirmediğinden sözleşme gereğince kendisine devredilen tapudaki pay kaydının iptaliyle davacı adına tescili dava edilmiş, davalı yanca cevap verilmediği gibi, duruşmalara da girilmemiş, mahkemece sözleşmenin feshi istenilmediğinden ve davalının B.K.nun 106. maddesince temerrüde düşürülmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı sözleşmenin icrasına güvenerek kendi edimini yerine getirmiş ve pay devrini yapmış, bu kez tapu iptali ve tescil istemiyle verdiğini geri istediğine göre sözleşmenin feshi istenilmediğine dair kabulde isabet bulunmamaktadır.
Sözleşme 20.02.1990 tarihlidir. İşin süresi arsa tesliminden itibaren 18 ay olarak kararlaştırılmış, iskan ruhsatının alınmasını da yüklenici üstlenmiştir. Davalının devraldığı pay birçok alacaklısınca haczettirilmiştir. Belediyece 26.3.1992 tarihinde ruhsatsız olduğu saptanan inşaat 26.10.1992 olan keşif tarihi itibariyle henüz yüzde 13 seviyesindedir. Ruhsat alınması için bir çabanın varlığı da söz konusu değildir. Bu durumda davalıya tanınacak mehil tesirsiz kalacağından (BK. 107/1) B.K.nun 106/ilk Md'ce ayrıca ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeden dönülmesi yerindedir. Davalının ruhsatsız inşaata başlamasıyla, kamu düzeniyle bağdaşmayan tavrı karşısında kusursuz olduğu söylenemeyeceğine, kendi edimini yerine getiren davacıdan karşı tarafın süregelen kayıtsız tutumuna katlanması istenemeyeceğine göre davanın kabulü gerekirken, yazılı nedenlerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı duruşmada kendisini vekille temsil ettirmediğinden yararına vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 09.05.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy