(818 S. K. m. 355, 358)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraflar vekillerince temyiz edilmiş ve davacı vekili duruşma istemiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Davalı Kurum'ca 31.12.1988 tarihi itibariyle koşullar değerlendirilip 1989 yılı fiyatları tespit edilmiş, bu fiyatlarla yapılan 22.6.1989 günlü duyuru üzerine 1989 yılı ilk yarısında davacı yüklenici sözleşmeye esas olan teklifini yapmış ve bu teklif Kurum'ca benimsenerek sözleşme yapılmıştır. 0 halde sözleşme fiyatları 1989 yılı 1. dönem fiyatlarıdır. İşin teslimi ise 1990 yılı ilk dönemi olup noksanların giderilmesi için yapılan çalışmayla hak ediş düzenlenmesinin aynı yılın ikinci dönemine sarkmış olması o dönem katsayısının uygulanmasını sözleşmenin 15/k maddesinde de kararlaştırıldığı gibi gerektirmez.
Bu nedenler bilirkişilerce 1989 yılı ikinci dönem fiyatlarına 1990 yılı ikinci dönem katsayısı uygulanması suretiyle varılan sonuç isabetli değildir. Teklif tarihi itibariyle sözleşme yapılmasına engel yokken davalı Kurum'ca zaman geçirilerek bir sonraki dönemde sözleşmenin yapılması yüklenici aleyhine, iş bitirilip teslim edilmişken hakedişin tazmininde yeni bir dönemin beklenilmesi ya da edim tam olarak yerine getirilmeyip noksanların yeni dönemde giderilmesi suretiyle o dönem kat sayısının uygulanması da iş sahibi Kurum aleyhine sonuç doğuracağından bu şekilde bir uygulama konusundaki Bakanlar Kurulu Kararnamesinin amacıyla ve hakkaniyetle bağdaşmaz.
O halde,1989 yılı ilk yarısı fiyatları için uygulama yılı olan 1990 yılı ilk yarısında öngörülen ve 31 Ocak 1990 gün ve 20419 sayılı Resmi Gazete'de yer alan tebliğle belirlenen 2.35 katsayısının uygulanması suretiyle bilirkişilerce bulunacak miktara göre çekişmenin giderilmesi yerine yeterli olmayan rapor esas alınarak yazılı şekilde hükme varılması doğru olmadığından kararın bozulması gerekir.
3- Yanlar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde öngörülen biçimde yüklenici tarafından kesin hak edişte gösterilen sabit fiyata ve fiyat farklarına itiraz edilmiştir. Sabit fiyat bakımından, yer teslimi tutanağı ve etüt raporunda gösterilen nüfus yerine mevcut 3000 nüfusa göre fiyat uygulaması kabul edilmediğine göre, davacı yüklenicinin yapmış olduğu projenin ne kadar nüfus için düzenlendiğinin araştırılması ve saptanacak nüfusa göre değişen birim fiyat-sözleşme eki cetvelinden esas alınmak suretiyle yeniden hesap yaptırılması ve alınacak raporun değerlendirilmesi suretiyle hükme varılması yerine, yanılgıya dayalı bilirkişi raporuna doğrudan bağlı kalınarak kesin hak edişe yapılan itiraz bir yana bırakılıp bu konudaki istemin reddi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
4- Kabule göre de sözleşmenin 10. maddesine uyularak hak edişlerde de yer verildiği halde bu kez hükmedilen alacağı KDV uygulanmaması da bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda ikinci bentde açıklanan nedenlerle taraflar yararına, üç ve dördüncü bentlerde gösterilen nedenlerle davacı yararına olmak üzere kararın BOZULMASINA, birinci bentde yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 100.000 TL. duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harçlarının temyiz eden taraflara iadesine, 16.06.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy