(818 S. K. m. 365, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş davetiye pulu olmadığından, duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılması kararlaştırılmış ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında davacıya ait yazlığın lambiri vs. işlemlerinin yapılması için 8.1.1990 tarihinde sözleşme yapıldığı ve bu işlerin karşılığında 35.000.000 TL. bedel ödenmesi kararlaştırılmış olup, davacı bu davasında davalıya fazladan ödediği 34.200.000 TL. nin tahsilini istemiş, davalı ise sözleşme dışı iş yapıldığını ve davacıdan alacaklı olduğunu beyanla davanın reddini istemiş, mahkemece 18.440.000 TL. nin tahsiline dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılacak eserin bedeli götürü olarak kararlaştırılmış ise yüklenici götürü bedelin artırılmasını talep edemez. Ancak sözleşme dışı işler yapılmış ise bu işlerin bedeli yapıldığı yerdeki ve tarihteki mahalli rayiçlere göre tesbit edilir, dava konusu olayda yapılacak işler 8 madde halinde belirtilmiş ve bedeli de açıklanmış ise de haczi işin ne miktar ve ne şekilde yapılacağı hususunda bir açıklık bulunmamakta ve bu haliyle hangi işlerin götürü bedele dahil olduğu hususu belirlenemediği gibi taraflar dahi bu konuda anlaşmazlık içinde bulunmaktadırlar. Yanlarca, sözleşme dışı işlerin yapıldığı kabul edilmiştir. Özellikle pergolenin kaç m2 yapılacağı belli değildir. Davacı da pergolenin fazla yapıldığını kabul etmektedir. Yapılacak diğer işlerin de miktarı belli değildir. Bu haliyle götürü bedele dahil işlerin ne kadar olduğu, sözleşme dışı ne miktar iş yapıldığının tesbiti ile sağlıklı ve adaletli bir sonuca ulaşılması mümkün olmadığından davanın B.K.nun 366. maddesi doğrultusunda çözümlenmesi doğru olacaktır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı tarafından imal olunan eserin tamamının, yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlere göre bedelinin bulunması, bundan davalıya ödenen miktarın düşülmesi sonucunda fazla bir ödeme çıkarsa bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.03.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy