(1086 S. K. m. 287) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 47)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün taraflar vekillerince temyiz edilmiş davalı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat S. Şadioğlu ile davalı vekili avukat A. Başağaoğlu geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki 9.8.1982 tarihli sözleşmeye göre işin bitim tarihi 31.8.1984 olarak öngörülmüşse de sonradan tarafların anlaşması ile işin bitim tarihi 5.4.1988 tarihine kadar uzatılmıştır. Davacı yüklenici buna rağmen işi bitirmediğinden 31.8.1988 ve 20.9.1988 tarihli ve 13.10.1988 tarihli uyarılar yapılmış buna rağmen işi gene bitirilmediğinden davalı idarece 12.12.1988 tarihinde sözleşme feshedilmiştir. Sözleşmenin 6/3. maddesi gereğince sözleşmenin eki olan ve o tarihte yürürlükte bulunan BİGŞ 31. Md. (yeni şartname m. 47) uyarınca süre vererek ihtarlarda bulunmasına rağmen iş bitirilmediğinden idare sözleşmeye uygun olarak fesih hakkını kullanmıştır. Mahkemece buna rağmen birleştirilen davada feshin haksızlığına ve teminatın iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Öte yandan yukarda açıklandığı üzere sözleşmenin eki olan BİGŞ. 33. m. gereğince ara hak edişlere o maddede öngörüldüğü şekilde usulüne uygun olarak itiraz edilmediği takdirde ara hak edişlere daha sonra itiraz edilmez ve yüklenici bakımından kesinleşmiş sayılır. Bu hüküm delil sözleşmesi niteliğinde olup HUMK. 287. maddesi uyarınca iddianın başka türlü ispat edilmesi mümkün değildir. Davacı fazla haklarını saklı tutarak eksik olan imalat bedeli fiyat farkı ve ara hak edişlerinin geç ödenmesinden dolayı toplam 50.000.000 TL. nın tahsilini istemiştir. Bu istek kalemleri ara hak edişlere girmiş ve bu yönden usulüne uygun olarak itiraz edilmediği için sonradan itiraz edilip dava konusu yapılamaz. Fesih tarihine kadar 42 adet hak ediş düzenlenmiştir. Davacı yüklenicinin bu hak edişlere 33. maddedeki şekle uygun olarak yani bağlı kayıtta açıklanan ihtirazi kayıtlarla denilerek hak edişlere eklenen dilekçelerle itiraz edip etmediği incelenmeden yazılı şekilde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması bozma nedenidir.
4- Sözleşmenin idarece haklı olarak fesih edildiği 12.12.1988 tarihinden sonra idarece davacı yüklenicinin işten el çektirildiği 17.2.1989 tarihine kadar davalı idarenin barajın su tutması nedeni ile mevcut yolun su altında kalmasından dolayı emanet çalışma yapılmak suretiyle eksik olan 10.294 m3 Stabilize alt temel malzemesinin serme ve sıkıştırılma işlerinin taşerona yaptırıldığı iddia edildiği halde, bu işin davacı tarafça yapılmış gibi değerlendirilmesinin hatalı olduğu 25.1.1993 tarihli itiraz dilekçesi ile belirtildiği halde bu itiraz üzerinde de durulmamıştır.
5- Dava dilekçesinde imalat bedeli olarak 30.000.000 TL. ve ara hak edişlerin geç ödenmesinden dolayı 10.000.000 lira faiz fiyat farkından dolayı da 10.000.000 lira'nın tahsili istenmiştir. Davacının bu konulardaki fazla hakları saklı tutmuş olması bu davadaki istem kalemlerinin miktarlarının aşılmasını gerektirmez. Mahkemece alacak kalemi olarak sadece imalat bedeli ve fiyat farkına hükmedildiği halde talep edilen kalem miktarları aşılarak 50.000.000 lirasının hükmedilmesi kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereğince davacının tüm ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine temyiz olunan kararın 2, 3, 4 ve 5. bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 24.800 lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya, ödediği temyiz peşin harcının da istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.05.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy