(634 S. K. m. 10) (1086 S. K. m. 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde vekaletnamesini ibraz eden davacı vekili Avukat M. Başbay ile davalılar vekili Avukat S. Baş geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici, 5, 21 ve 22 Nolu bağımsız bölümlerin tescilini istemiştir. Evvelce taraflar arasında cereyan eden davada alınan 13.5.1992 tarihli raporda, yükleniciye ait 18 Nolu dükkana, projeye aykırı olarak 2.70x2.20 ebadındaki kısmın ilave edildiği ve 15 Nolu dükkanın cephesinin küçültüldüğü saptanmıştır. Bu davada alınan bilirkişi raporunda ise, 20.11.1992 tarihli tadilat projesindeki dipnota atıf yapılarak, çay ocağının 18 Nolu dükkana ilave edildiği ve bu nedenle davalı arsa sahiplerinin alacaklarının bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporundaki bu ifadenin hangi anlama geldiği, yani 18 Nolu dükkana yapılan ilavenin projeye uygun olup olmadığı ve davalıların muvafakati bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, 15 Nolu bağımsız bölüm cephesindeki küçüklüğün giderilmesinin mümkün olup olmadığı da belirtilmemiştir. Bu eksiklik ve aykırılıkların projeye uygun olup olmadığı ve tadilat projesi gereğince bu şekilde yapılıp yapılmadığı, değişikliğe davalıların muvafakatlerinin olup olmadığı, dayanakları ile birlikte incelenerek denetime elverişli şekilde yeniden bilirkişi raporu alınması, bu aykırılıkların giderilmesi gerekli ve mümkünse, aynen ifa koşulu ile birlikte tescile aykırılık ve eksiklik olarak görülen hususların davalıların muvafakati ile yapıldığı anlaşılırsa tescile karar verilmesi, aykırılık ve eksikliğin giderilmesi mümkün değilse, bunlardan meydana gelen değer eksikliğinin saptanarak, bu bedelin ödenmesi koşulu ile tescile karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 250.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, istek halinde ödedikleri temyiz peşin harcının temyiz eden davalılara iadesine, 30.05.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy