(1086 S. K. m. 287) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş ve davalı G. İnşaat A.Ş. vekili duruşma istemiş ise de davetiye pulu olmadığından isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılması kararlaştırılmış ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) Taraflar arasında 30.3.1989 tarihinde yapılan sözleşmenin sözleşme evrakı ekleri başlıklı 31. maddesinin 2. bendinde teknik şartnamenin ek olduğu ifade edilmiş ve 23 ile 24. maddelerde geçici ve kesin kabul bakımından Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin uygulanacağı vurgulandığına göre, B.İ.G.Ş. sözleşme ekidir. Anılan şartnamenin geçici hak ediş raporları ile ilgili 39. maddesinde geçici hak edişlere itirazın ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmış olup buna göre ..... müteahhidin geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunu ..... idareye verilen ..... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. ...... Müteahhit itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. denilmektedir. H.U.M.K. nun 287. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olan bu hükmün mahkemece de re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu itibarla davacının buna uygun şekilde bir itirazı bulunmadığından, hak edişlerin davacı yönünden kesinleşmiş sayılacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirdi.
2) Öte yandan davacı taşeron Cif fiyat üzerinden teklifte bulunmuş ve sözleşmenin eki olan keşif özetinde de ithal malzeme bedeli CİF olarak belirtilmiştir. Taraflar arasındaki 30.3.1989 tarihli sözleşmenin 4 ve 5. maddelerinde müteahhidin iş sahibi bankadan ithal malzeme için nakliye ve sigorta bedeli tahsili halinde taşerona ödeneceği öngörülmüştür. Böylece sözleşme ile ekleri arasında mübayenet, çelişki ve böylece duraksama meydana geldiğinden sözleşmenin 32. maddesine göre müteahhit lehine olan geçerli olacaktır. Zira sözleşmenin anılan maddesinde açıkça sözleşme maddeleri ile ekleri arasında çelişki olması halinde davalı yüklenici lehine olanın geçerli olacağı ifade edilmiştir. Bu itibarla ithal malzeme için davalı yükleniciden nakliye ve sigorta bedeli istemi mümkün değildir. Diğer taraftan taraflar arasındaki sözleşmede nakliye ve sigorta bedelinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi, CİF bedel üzerinden teklif yapıldığı ve keşif özetinde de keza Cif bedel üzerinden ithal malzemenin tutarının saptandığından sigorta ve nakliye bedeli kural olarak davacı taşerona ait olup bu giderleri davalı yükleniciden talep edemez. Mahkemece bu yön gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi de kabul şekli bakımından bozmayı gerektirmiştir.
3) Asıl iş sahibi T. Halk Bankası davanın ihbarı üzerine davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunduğu halde, bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
4) Yukarıda belirtilen bozma nedenlerine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı, 3 bentte açıklanan nedenle müdahale talebinde bulunan banka yararına BOZULMASINA, 4 bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde ödedikleri temyiz peşin harçlarının temyiz eden taraflara geri verilmesine, 27.06.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy