(818 S. K. m. 53)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat N. Aydın ile davalı vekili Avukat C. Yıldırım geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) Dava, davacı İdare ile davalı Kooperatif arasında akdedilen sözleşmede kararlaştırılan kesim kurallarına uyulmamak suretiyle yapılan kesimden dolayı doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen davada davalı bulunanlar sözleşmeyi kendi adlarına değil, temsilcisi oldukları davalı kooperatif hükmi şahsiyeti adına imzalamışlardır. Bu nedenle zarardan kişisel sorumlulukları düşünülemeyeceğinden haklarındaki davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan davacı İdarenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Sulh Ceza Mahkemesindeki ceza davasında sanık sıfatıyla izinsiz kesim yapmaktan yargılananlar hakkında verilen beraat kararı isnat edilen olgunun sabit olmadığı gerekçesine dayanmaktadır. Sanıklar dahi ceza davasında usulsüz kesim yapılmadığını iddia etmemişler, kendilerinin suçun faili olmadığını savunmuşlardır. Bu haliyle beraat kararı B.K.nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlamaz. Bu itibarla sözleşme uyarınca davalı kooperatife teslim edilen sahada sözleşme hükümlerine aykırı şekilde kesim yapıldığı, aksi kanıtlanmayan suç tespit tutanağı ile belli olduğuna göre bu konuda bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak emvallerin davacı İdarede kaldığı gözetilmek suretiyle İdarenin gerçek zararı saptanarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kooperatif hakkındaki davanın da reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bent gereğince davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı İdare yararına BOZULMASINA, 100.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davalı Kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.04.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy