(2004 S. K. m. 8, 97/a)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Kararı:
Davacı 3. kişi, borçlu Oruç Kemal Sabah'ın babasıdır. 19.8.1993 tarihindeki haciz, 3. kişi ile borçlunun yokluğunda ancak, haciz yapılan konutun bulunduğu site görevlisinin konutta, 3. kişi ile borçlunun birlikte oturduklarını söylemesi üzerine yapılmıştır. Üstelik, haciz sırasında konutta bulunan hizmetli G. Kaplan ile borçlunun dayısı olan Burhan Eser, duruma karşı koymamışlar, mahcuz eşyalar da bu kişilere yediemin olarak bırakılmıştır. İ.İ.K.nun 8. maddesi son fıkrası hükmü uyarınca, icra dairelerince tutulan tutanaklar, aksi saptanıncaya kadar geçerlidir. Haciz yapılan konutun elektrik ve su paralarını davacı 3. kişinin ödemesi, burada 3. kişi ile borçlunun birlikte oturmadığı sonucunu doğurmaz. Öyleyse, aksi kanıtlanamayan icra tutanağı doğrultusunda haczedilen taşınır malları borçlu ile üçüncü kişinin birlikte ellerinde bulundurduklarının kabulü zorunludur. İİK. nun 97/a maddesine göre, bu gibi durumlarda mal borçlu elinde addolunur. Mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu için aksi, bunu ileri süren davacı tarafından duraksama yaratmayan delillerle kanıtlanmalıdır. Malı satın alandan başkası adına da düzenlenmesi ve her zaman elde edilmesi mümkün, üstelik bir kısmı mahcuzlarla ilişiksiz faturalar ile tanıkların soyut sözleri eşyaların malikinin davacı olduğunu kabule yeterli değildir. Bütün bu nedenlerle 3. kişinin kuşku yaratmayacak delillerle kanıtlayamadığı davasının reddi yerine kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davalı alacaklı yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy