(818 S. K. m. 179) (2004 S. K. m. 44, 97) (1086 S. K. m. 299, 388)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı 3. kişi vekili ile davalı alacaklı vekili taraflarından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle haciz yapılan yerin daha önce borçluya ait olmasına göre, davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Haciz 30.9.1992 tarihinde yapılmış, haczin yapıldığı ve evvelce borçluya ait olan bu yerin davacı tarafından kiralandığına dair 20.8.1992 günlü kira sözleşmesiyle aynı gün tesis ettirilen vergi kaydına, davacı adına düzenlenmiş faturaların varlığına dayanılarak istihkak iddiasında bulunulmuş ve sayılan belgelere dayanılarak dava kabul edilmiştir. Alacaklı vekilince davaya verilen cevap ve daha sonra sunulan 16.3.1993 günlü dilekçelerde iş yerinin ticaret sicilinde davacı adına değil borçlu adına kayıtlı olduğu, davacı ile borçlunun kredi sözleşmesinde kefil görünen Murteza Rezzakoğlu adlı kişi arasında ilişkinin varlığı mevcut kira sözleşmesi ve vergi kaydının borçlu ile davacı arasında danışıklı biçimde tesis edildiği ortaya atılmış olduğuna göre bunlara dair kanıtların toplanıp değerlendirilmesi suretiyle bu hususlara açıklık kazandırılması, Mahcuzlar arasında bulunan 3363917 numaralı telefonun kim adına ve kimden alınarak tesisinin yapıldığının sorulup saptanması, haciz anında borçluya ait vergi levhasının halen bu yerde asılı olmasının gözönünde bulundurulması suretiyle cümle kanıtların birlikte takdiriyle red ve üstün tutulma nedenlerinin karar yerinde gösterilmesi (H.U.M.K. Md. 388), iş yerinin borçludan devralındığı kanaatine varıldığında B.K.nun 179 ve İ.İ.K.nun 44. maddelerince sorumluluğun tayin edilmesi yerine, her zaman tanzimi mümkün ve alacaklı üçüncü şahsı bağlayıcı olmaktan uzak (H.U.M.K. Md. 299) adi yazılı kira sözleşmesi, faturalar ve vergi kaydına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 2. bendde yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın davalı alacaklı yararına BOZULMASINA, 1. bendde yazılı nedenlerle davacı 3. kişinin temyiz itirazının reddine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 30.5.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy