(818 S. K. m. 355, 386)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 30.6.1986 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davalı yüklenicilerin 11 nolu parselde inşaatı bitirdikten sonra arsa sahiplerinin rızası ve bilgisi dışında, yaptırdıkları tadilat projesine dayanarak tapuda zemin kat 1 nolu dükkan olarak üzerlerine kayıtlı bağımsız bölümü 86 m2 büyütmeleri sebebiyle bu dükkana ait tapudan hisseleri oranında pay verilmesini, gerektiğinde arsa payları oranında bedele hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra, iddia ve savunmaya, toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 30.6.1986 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İnşaat onaylı projeye uygun olarak bitirilmiş ve 30.12.1989 tarihinde iskan izni de alınmıştır. Onaylı projeye göre davalılara ait dükkan 93 m2dir. Buna rağmen, davacı arsa sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında davalı yüklenicilerce 26.1.1990 tarihinde alınan tadilat projesine dayanılarak dükkanın alanı 86 m2 daha büyütülmüş ve böylece toplam alanı 179 m2.ye çıkarılmıştır.
Sözleşme ile aynı tarihli vekaletnamede davalılar (...proje ve tadilat yaptırmaya ...) yetkili kılınmışlarsa da, bu vekaletname yanlar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin ifası için yüklenicilere verilen yetkileri içermekte olup, inşaat bitmiş, iskan ruhsatı alınmış, sözleşme karşılıklı edimler yerine getirilerek ifa edilmiş bulunduğuna göre, vekaletnamedeki yetkilerin devam ettiğinden söz edilemez. Öte yandan itiraza uğramayan davacılar tanığının anlatımından dükkanın büyütülmesi sırasında davacıların Salihli dışında bulunmaları sebebiyle zımni rızalarının bulunduğundan da bahsedilemez.
Sözleşmenin 16. maddesi uyarınca, fazladan yapılacak bölümün %50si davacılara aittir. Davacılar 10.3.1994 tarihli dilekçe ile davaların tapuda pay verilmesine hasretmişlerdir. Bu durumda davalılara ait 1 nolu bağımsız bölüm olan dükkanın fazla yapılan kısmı göz önüne alınarak tapusundan davacılara hak ettikleri oranda pay verilmesi ve bunun adlarına tescili gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı görülmüş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, istek halinde ödedikleri temyiz peşin harcının temyiz eden davacılara iadesine, 27.06.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy