(1086 S. K. m. 287) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı idareye ait Sağlık Ocağı ve Lojman inşaatı işini üstlendiğini, projesi olmadığı için 1.500.000 TL. proje bedeli ödediğini, yer teslimi Ocak/1988de yapıldığından 1988 yılı birim fiyatları ile ödenmesi gereken iş bedelinin1987 yılı fiyatlarına göre ödendiğini bu nedenle 6.500.000 TL. fark meydana geldiğini, ayrıca akdin haksız yere feshi nedeniyle nakde çevrilen teminat mektubundan dolayı 2.730.000 TL. zarara uğranıldığını belirterek, toplam 11.500.000 TL. nın tahsiline ve haksız feshin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
Davalı İdare vekili cevabında, yer tesliminin 1988 yılında olmayıp 20.8.1987'de olduğunu, projenin davacı tarafından yapılacağını bunların hazırlama safhasındaki gecikmeye davacının sebep olduğunu, 20.000.000 TL. ödeneğin 1987 yılı birim fiyatlarına göre harcanmasının sözleşmenin 8. maddesi gereği olduğunu, uyarılara rağmen işe gerekli hız verilmediğini ve 21.7.1989 tarihli kararla sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ile toplanılan deliller dayanak yapılarak idarenin fesihte haklı olduğu davacının yaptığı iş nedeniyle 13.552.892 TL. alacaklı bulunduğu gerekçesiyle, feshin iptali isteminin reddine, 11.500.000 TL. nın tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının bu davadaki alacağa yönelik talep kalemleri yukarıda da açıklandığı gibi proje bedeli, 1988 yılına göre ödenmesi gereken iş bedelinin 1987 yılı birim fiyatları esas alınarak ödenmiş olması nedeniyle fiyat farkı ve teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesi nedeniyle uğranılan zarardan oluşmaktadır.
Davacı yüklenici tarafından davalı idareye verilen dilekçelerde de belirtildiği gibi proje çiziminin kendisine ait olduğundan ayrıca proje bedelini istemesi mümkün değildir. Öte yandan gerek bilirkişi raporunda belirtildiği ve gerekse mahkemenin kabul ettiği üzere davalı idare sözleşmeyi fesihte haklıdır. Bu itibarla teminat mektubunu nakde çevirmekte de haklı bulunduğuna göre, davacının mektubun nakde çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararı istemesi de mümkün değildir.
Davacının fiyat farkı istemine gelince, davacı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 20.8.1987 tarihinde yer teslimi yapıldığı halde, 1987 yılında hiçbir iş yapmamış proje gecikmesine kendisi sebebiyet vermiş, 1987 yılında kullanılması gereken 20.000.000 TL. ödenek iş yapılmaması nedeniyle kullanılamamıştır. Bu itibarla 1987 yılı birim fiyatlarına göre ödeme yapılmasında bir usulsüzlük yoktur. Ayrıca sözleşmenin 2/F maddesine göre Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşme ekidir. Anılan şartnamenin 39. maddesinde hak edişlere itirazın ne şekilde yapılacağı belirtilmiş olup, bu husus HUMK. nun 287. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan tarafları bağlar. Hakimin de görevi gereği bunu re'sen gözetmesi icap eder. Davacının hak edişlere usulüne uygun olarak bir itirazı da bulunmadığından fiyat farkı istemesi de mümkün değildir.
O halde davacı yüklenicinin dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemleri gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, talep dışına çıkılmak suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, kabul şekli itibariyle de davalı idare harçtan muaf olduğu halde, aleyhine harç yükletilmesi de yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 06.07.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. v
Full & Egal Universal Law Academy