(818 S. K. m. 325)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici; arsa sahibinin akdi haksız bozması yüzünden uğradığı zarar için fazla hakkını saklı tutarak 40.000.000 TL. maddi ve 10.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş mahkemece 8.192.573 TL. nin davalı Hikmet'ten tahsiline dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine davacının tazminat isteminde haklı olduğu ve zararının B.K.nun 325. maddesindeki yönteme göre hesaplanması gereğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece 8.192.573 TL. nın kesinleştiği kabul edilip davacının zararı 194.676.117 TL. olarak belirlenip 40.000.000 TL. nın tahsiline karar verilmiş hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından davalı arsa sahibinin akdi bozmakta haksız olduğu ve davacıya B.K.nun 325. maddesi doğrultusunda tazminat ödemesi gerektiği hususu kesinleşmiştir.
Uyulan bozma ilamına göre bilirkişilerden alınan raporda davacı yüklenicinin 194.676.117 TL. kar kaybına uğradığı belirtilmiş olup bu hesaplama yönteminde sözleşmenin özel maddesi uyarınca arsa sahibine ödenmesi gereken 5.000.000 TL. nın nazara alınmaması ve davacının yaptığı ve ilk kararda hüküm altına alınan 8.192.573 TL. nın karın elde edilmesi için yapılması zorunlu giderlerden olduğunun düşünülmemesi doğru değildir. Ne var ki davacı vekili 29.1.1990 tarihli dilekçesinde toplam kar kaybının 90.000.000 TL.dan ibaret olduğunu belirttiğinden ve bu miktarla bağlı olduğundan mahkemenin kar kaybını hesabındaki bu yanılgı sonuca etkili görülmemiştir.
Öte yandan davacı 40.000.000 TL. maddi tazminat talep etmiş ve bunun 8.192.573 TL. sı ilk kararda sonuca bağlanmış olmasına ve son kararda da bu miktarın kesinleştiği belirtilmesine rağmen 31.807.427 TL. nın tahsili yerine mükerrer tahsilata meydan verecek biçimde bu dava için 40.000.000 TL. nın hüküm altına alınması ve sonucunda da mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin yanlış hesaplanması kısaca hüküm fıkrasının HUMK. nun 388- 389 maddelerindeki açıklığı taşımaması doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14.04.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy