(818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı T.E.K. Genel Müdürlüğü ile Davalılar Memduh Erdemir ve 24 arkadaşı arasında çıkan davadan dolayı Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.7.1992 gün ve 1987/538-1992/998 sayılı hükmü onayan Dairemizin 30.6.1993 gün ve 1992/6148-1993/3162 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Kurum vekili, davalılardan yüklenici Özer-İş A.Ş.nin 21.7.1979 tarihli asıl ve 3 Ek sözleşme ile yapımını üstlendiği Samsun AG-DG elektrik şebekesi ve trafo binaları işinde, davalı şirket ve şirket Yönetim Kurulu Başkanı Memduh Erdemir ile diğer davalılar Samsun Belediyesi, İller Bankası ve davarcı Kurum çalışanlarının haksız eylemleri sonucu, yüklenici şirkete fazla ve haksız ödenen 3.529.236.537 TL. nın reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı yüklenici şirket vekili, sözleşmenin 40.maddesi uyarınca tahkim itirazında bulunmuş, şirkete fazla ödeme yapılmadığını savunmuş, diğer davalılar da davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya göre, tahkim itirazının kabulüyle davalı yüklenici şirket yönünden mahkemenin görevsizliğine, haklarında ceza davası açılan davalılar yönünden ceza mahkemesinin beraat kararına dayanılarak, aleyhine ceza davası açılmayan diğer davalılar yönünden de haksız fiil iddiasının kanıtlanmamış olduğu gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine dairemizce hüküm onanmış, davacı vekilince kararın düzeltilerek hükmün bozulması istenmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 5.4.1991 gün ve 1991/146-150 sayılı olup kesinleşen karar ile sözleşmedeki hakem şartının geçerli olduğu tesbit edilmiş bulunduğuna göre davalı yüklenici şirket hakkındaki karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2) Ceza Hukukunun suç ve kusur görüşü ile Medeni Hukukun haksız fiil ve kusur görüşleri birbirinin ayni değildir. Hukuk hakimi bir olayda kusur meselesini takdir ederken Ceza Hukuku esasları ile bağlı değildir. Her ne kadar bir kısım davalılar hakkında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada sanıkların yükletilen suçu işledikleri hususunda dosya arasında kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından beraatlerine karar verilmiş ise de bu karar içeriği itibariyle B.K.nun 53.madde uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir. Nitekim, Ceza Mahkemesi kararının 13. sayfası 6. paragrafında davacı Kurum zararı vurgulanmış, bu zarara sebebiyet verenin kontrol mühendisi ölü Ahmet Erim olduğu belirtilmiştir. Ayni kararın dayandığı 4.12.1990 tarihli bilirkişi raporunun 4. sayfasında fazla bir ödeme söz konusu ise bu hukuk davasının konusunu teşkil edecektir tesbiti ile davacının tazminat davası açma hakkı vurgulanmıştır.
O halde ceza davasındaki sorumluluk yönünden menfaat sağlama amacına yönelik bir kasıt unsuru bulunmadığı gerekçesine dayanan beraat kararı, davacı kurumun alacak davası açma hakkını ortadan kaldırmayacağından işin esasına girilmeksizin Ceza Mahkemesi beraat kararı gerekçe yapılarak red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, davacı delil olarak., soruşturma raporu,kurum kayıtları mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesine dayanmış olduğu halde, ceza davasında sanık olarak yargılanmayan davalılar hakkında da, bunların davacı kuruma karşı haksız fiil işlediklerine dair soyut iddiadan başka delil ibraz edilmediği gerekçesiyle hiçbir inceleme yapmaksızın, davanın reddine karar verilmesi de bozma nedenidir.
Bu durumda, mahkemece, tarafların gösterecekleri tüm deliller, bu arada düzenlenen tüm hak edişler ve dayanağı belgeler getirtilerek. davalı yüklenici şirkete fazla ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa bu zarara neden olan davalıların ve kusur oranına göre sorumluluklarının seçilecek uzman 3 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla raporla tesbit ettirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de yanılgı sonucu daha önce hükmün onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabul edilerek Dairemizin onama kararının kısmen kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 2 nolu bentte yazılı nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.6.1993 gün ve 1992/6148-1993/3162 sayılı onama kararının kısmen kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer karar düzeltme isteminin reddine. ödediği temyiz peşin ve tashihi karar peşin harçlarının istek halinde tashihi karar talebinde bulunan davacıya geri verilmesine, 09.05.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy