(818 S. K. m. 356)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün, temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki 10.6.1991 tarihli sözleşmede, davacıya ait 2 nolu parsel üzerine kat karşılığı inşaat yapılacağı ve inşaatın ruhsat tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde tamamlanacağı, fakat işin kesin bitim tarihinin 30.12.1994 olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı davalıya 20.5.1993 tarihinde göndermiş olduğu uyarıda inşaatın 1 ay içerisinde başlanmasını istemiş ve 29.11.1993 tarihinde yaptırmış olduğu tespit ile, inşaata başlanmadığı anlaşılınca 29.11.1993 tarihinde bu davayı açarak sözleşmenin feshini ve davalı yükleniciye temlik edilmiş olan 2 nolu parselin yüklenici üzerindeki tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya tescilini istemiştir. Sözleşme yapıldığı sırada, 2 nolu parsel üzerinde 23.12.1970 tarihinden beri eski eser şerhinin mevcut bulunduğu, bu durumda yüklenicinin bu şerhi bilerek inşaatı en geç 30.12.1994 tarihinde bitirmeyi yükümlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan davalının savunmasında ileri sürdüğü gibi, 24 nolu parsel üzerindeki tüm hisselerin kendisine tapuda devredilmesi yönünden, kendisinin 1/4 hissesi dışındaki hisseden razı edeceği taahhüdünü yerine getirmediğini bildirmiş ise de sözleşmede bu konuda davacıyı taahhüde sokan bir şartın yer almadığı belirgindir. Sözleşmede inşaatın trafoya kadar olan kısmına en az brüt 120 m2 daire yapılacağı açıklanmış olduğundan davalının sözleşme yapıldığı sırada bu yerde trafo olduğunu bildiği anlaşılmaktadır. Öyleyse davalının bu yoldaki savunması da yerinde değildir.
Davalı yüklenici tapudaki eski eser şerhini bilerek inşaatı işin kesin bitim tarihi 31.12.1994 tarihinde bitirmeyi yükümlenmiş olduğundan, sonradan eski eser şerhinin kaldırılmadığından bahisle ve diğer nedenlerle süre uzatımı isteyemez. Ayrıca dava tarihinden inşaatın bitirileceği tarihe kadar 13 aylık bir süre var ise de, yüklenici bu süre içerisinde ruhsat alıp inşaatı bitireceğini iddia ve ispat etmemiştir. Bu nedenlerle davacı arsa sahibinin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu anlaşıldığından bu husus gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.12.1994 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davada 220 ada 2 nolu parselde yapılacak inşaatla ilgili olarak düzenlenen sözleşmenin feshi istenilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından 2 nolu parsel üzerinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğünün şerhi bulunduğu, birlikte inşaat yapılarak 24 nolu parsel hakkında istimlâk kararı alındığı, 24 parsel maliklerinin anlaşmaya yanaşmadıkları anlaşılmaktadır.
Davalı cevabında bu tür imkânsızlıklar nedeniyle henüz ruhsat alamadığını savunmuştur.
Öyleyse söz konusu savunmalar üzerinde durularak inşaatın ruhsat alımı için müracaat yapılıp yapılmadığı ve sonuçları Kültür ve Tabiat Varlıkları Müdürlüğünden, Belediye'den ve TEK. den sorulmalı, sözleşmedeki sürenin henüz sona ermediği de gözetilerek fesihle ilgili dava hakkında bir karar verilmelidir. Dosyada bu konularda hiç bir inceleme yapılmadığı halde davanın kabulü gereğine deyinen sayın çoğunluğun görüşüne katılmadığımdan karara muhalifim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy