(818 S. K. m. 213)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasındaki sözleşmenin 3. maddesiyle davalıya ait arsa üzerinde eşit biçimde iki dubleks daire yapılması, bunlardan doğudakinin davalıya, diğerinin davacı yükleniciye ait olması, yükleniciye ait olanın bodrum kısmının bağımsız bölüm olarak tescil edilebilmesi kararlaştırılmıştır. Aksine hüküm bulunmadığına göre, bu durumda arsa payının yarı yarıya taraflara ait olacağının kabulü gerekir. Yükleniciye verilen vekaletnamedeki yetkilerin, o vekaletnamenin dayanağı olan sözleşme koşullarına uygun biçimde kullanılması gerekirken, bu husus bir yana bırakılarak her bir bağımsız bölüm için eşit pay ayrılıp yükleniciye ait dubleks binada yer alan iki bağımsız bölüme 2/3, arsa sahibine ait dubleks binaya da 1/3 pay verilmek suretiyle eşitliğin davacı yararına bozulmuş olması dürüstlük kuralıyla da bağdaşmaz. Bu haliyle tapudaki arsa paylarına bakılarak davacı adına kazanılmış hakkın varlığından söz edilemez.
O halde; yüklenici tarafından üçüncü şahsa devredilen 1/3 payın da 2/6 paya denk olduğu düşünülerek, geri kalan 1/3'er ayda 2/6 paya dönüştürülüp bunlardan bodrumdaki bağımsız bölüme isabet eden 2/6 payın iptaliyle bunun 1/6'sının bodrum bağımsız bölümünün payı olarak davacı adına tesciline, kalan 1/6'sının ise davalı arsa sahibinin dubleks dairesine ait 2/6 payına katılarak 3/6 pay olarak arsa sahibi adına tescile karar verilmesi suretiyle eşitliğin sağlanması yerine sözleşmeyle öngörülen eşitliği davacı yararına bozar biçimde verilen karar usul ve yasaya aykırı olmakla bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.6.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy