(6762 S. K. m. 82)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davalı vekili ile müdahil vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat R
.'e E
. ile davalı M
. İ
. A.Ş. Vekili Avukat E
.. B
.. ve müdahil Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı Vekili Avukat A
Ş
. geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya tekrar gelmekle incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
1) Davanın kendisine ihbar edilmesi üzerine Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili 21.5.1992 tarihli dilekçesi ile davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılma talebinde bulunmuş, mahkemece 22.5.1992 tarihli oturumda talebin incelenerek karara bağlanması öngörülmüş olmasına rağmen bu konuda müspet veya menfi bir karar verilmeden dava sonuca bağlanmıştır. Oysa mahkemece müdahale talebi hakkında bir karar verilmesi icap ettiğinden müdahale talebinde bulunanın buna yönelik temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüştür.
2) Davalı vekilinin temyizine gelince:
A) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
B)Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu işle ilgili olarak davacı yüklenici sözleşme için yaptığı noter masraflarını banka teminat mektubu nedeniyle ödemek zorunda kaldığı komisyonları ve yanlarca düzenlenen itiraza uğramamış olan hak edişten kaynaklanan alacağını kanıtlamıştır. Bunun dışında mahkemece kabul edilmiş olan diğer alacak kalemleri bakımından ise "sözleşmenin tasfiyesi" başlığını taşıyan 57. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, davacı belgelemek koşulu ile ancak gerçek giderlerini talep edebilir. Nitekim Belediye Encümeninin 13.12.1988 gün ve 2878 sayılı kararında da belgelendirilecek giderlerin ödenmesi kabul edilmiş bulunmaktadır. Yalnız belgelenen giderlerinin ödenebilmesi için ibraz edilen belgelerin geçerli olması icap eder.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı yükleniciye ait ticari defterler ile giderlerin dayanağı belgeleri veren dava dışı firmaların ticari defterlerinin incelendiği belirtilmekte ise de, ticari defterle sonuca gidilebilmesi için her iki tarafında kanunen tutmak zorunda olduğu tüm ticari defterlerin incelenmesi gerekir. Bu inceleme cümlesinden olarak da defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılıp yapılmadığı, defterlerdeki kayıtların dayanağı olan belgelerin bulunup bulunmadığı ve defterlerin birbirlerini teyit edip etmedikleri saptanmalıdır. Ancak bu durumda yasaya uygun surette tutulan ticari defterlere dayanılarak T.T.K.nun 82. ve müteakip maddelerindeki koşullar dahilinde sonuca gidilebilir. Eğer ticari defterler yasaya uygun surette tutulmamış, süresinde açılış ve kapanış tasdikleri yapılmamış ve defterlere kaydedilen hususların dayanağı belgeler yoksa ve defterler birbirlerini teyit etmiyorsa defter kayıtları sahibi lehine delil olmayıp, ancak aleyhine delil olur. Öte yandan ticari defter incelenmesi muhasebe uzmanlığını gerektiren bir konudur. Hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu ise mühendis ve hukukçulardan oluşmuştur. Bu itibarla mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda seçilecek bir muhasebe uzmanına ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelettirilerek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ticari defterlerle ilgili olarak uzmanına ve sağlıklı bir inceleme yaptırılmadan alınan rapor dayanak yapılmak suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
C) Yanlar arasındaki sözleşmenin tasfiyesine İdari Yargıca verilen iptal kararı neden olup, tasfiyenin objektif imkansızlıktan ileri geldiğine bakılmaksızın reeskont faizi yerine işin yapılmasında olağanüstü zorlukların ortaya çıkması ya da başka nedenlerle iş sahibinin işin yapılmasından vazgeçmesi hallerinde öngörülen amme alacaklarının tahsilinde uygulanacak temerrüt faizine hükmedilmesi ve davacı tarafından davadan önce davalının direngen duruma düşürüldüğüne dair kanıt bulunmadığı halde dava tarihi yerine temerrüt faizinin davalının müdahale talebinde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanlığına kendi adına gönderdiği 6.2.1989 günlü yazının faize başlangıç olarak kabul edilmesi de yerinde olmadığından hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün müdahale talebinde bulunan Belediye, (2/B ve C) bendlerinde yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, (2/A) bendi gereğince davalının diğer temyiz isteminin reddine, davalı duruşmada vekille temsil edildiğinden 100.000 Tl. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.3.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy