(818 S. K. m. 355, 356)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sözleşmenin yorumu, doğrudan hâkime aittir. Özel ya da teknik bilgiyi gerektirmeden bu konularda bilirkişi görüşüne başvurulması gerekmediği gibi, teknik konularda ve hesap için görüşü sorulan bilirkişinin kendiliğinden verdiği sözleşmedeki hükümlerin yorumuna ilişkin görüş de mahkemeyi bağlamaz. Sözleşmenin 1. maddesinde, 13 bağımsız bölüm ve bir dükkanın arsa sahiplerine, 12 bağımsız bölüm ve 1 dükkanın ise yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmış olmakla, yanlarca ortaya çıkarılacak binanın 25 daire ve 2 dükkandan ibaret olacağının öngörüldüğü açıktır. Kararlılık kazanan uygulama ve Dairemiz kararlarına göre, sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı sürece sözleşme dışı kazanılan bağımsız bölümler yanlar arasında sözleşmede kabul edilen oranda paylaşılır. Dava konusu bağımsız bölüm önceden kapıcı dairesi olarak düşünülüp, daha sonra kapıcı dairesi bahçeye yapılmış, bu daireye arsa payı ayrılarak kazanılmıştır. Diğer anlatımla, ortak yer olarak tasarlanmış iken bağımsız bölüm haline dönüştürülmüştür. O halde sözleşmedeki paylaşım oranı dahilinde davacı yüklenici burada pay sahibidir. Bilirkişi raporunda böyle kabul edilmesi halinde dava dışı paydaşlardan davacıya intikal eden paylar toplamı esas alınarak da hesap yapılmış ise de; davacı bu paylardan bir kısmını sözleşme uyarınca bedel olarak kalanını da bedelini ayrıca ödemek suretiyle aldığını ileri sürmüştür. Bu iddianın varlığı da nazara alınarak, sonucuna göre davacıya isabet edecek kadar paylarla tapunun iptaliyle, tescile karar verilmesi yerine, uygun olmayan bilirkişi görüşüne bağlı kalınarak davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir ve tayin edilen 750.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya iadesine, 18.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy