(193 S. K. m. 44, 94, 96, 97)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün, duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş, davetiye pulu olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici; yaptığı inşaat işinden dolayı, davalı iş sahibince hak ediş alacaklarından kesilerek vergi dairesine ödenmesi gerektiği halde,ödenmeyen vergilerden ötürü mahsup işlemi yapamadığını ileri sürerek, alacağı 88.364.946 TL.'nın tahsilini istemiştir.
Yanlar arasında, davalı iş sahibinin yükleniciye ödediği istihkaklardan gelir vergisi stopajı yaparak bu vergiyi bağlı olduğu vergi dairesine yatırmadığı çekişmeli değildir. Öte yandan bu olgu, davalı kooperatif aleyhine vergilendirme ile ilgili ödevini yerine getirmeyerek, vergi ziyanına sebebiyet verdiğinden bahisle, ilgili vergi dairesince girişilen takibat evraklarından da anlaşılmaktadır. Davalı kooperatif, Gelir Vergisi Yasası uyarınca yapılması gereken kesintiyi yapıp, Vergi Dairesine yatırmadığına ve bu yüzden takibata uğradığına göre, iş sahibinin aynı meblağı; hem Vergi Dairesine, vergi borcu olarak, hem de davacıya alacak şeklinde ödemesi kabul edilemeyeceğinden yüklenicinin gerekli mahsup işlemini ancak, onun adına tahakkuk ve vergi dairesince tahsil edilecek verginin ödenmesinden sonra yapabileceği açıkça ortadadır. Öyleyse mahkemece, bu aşamada yüklenici tarafından açılan davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.01.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy