(743 S. K. m. 898) (2004 S. K. m. 97/A) (1086 S. K. m. 299)
Dava: Mahali mahkamesinden verilen kararın temyizen tetkiki davalı alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 24.07.1995 günündeki haciz, dava dışı borçlu Hüseyin ile davacı üçüncü kişilerin birlikte oturdukları konutta yapılmıştır. Borçlu Hüseyin davacıların eşi ve babasıdır, icra takibinin dayanağını oluşturan senetteki borçlu adresi de haczin yapıldığı adrestir. Şu halde, mahcuz menkulleri davacı üçüncü kişilerle borçlu birlikte ellerinde bulundurmaktadır. İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi uyarınca mahcuz eşyaların borçlunun elinde iken haczedildiği kabul edilmelidir. Davacıların dayanağı olan faturalar her zaman temini mümkün ve gerçek alıcılar adına düzenlenmesi zorunlu bulunmayan belgelerden olduğundan davalı alacaklıyı bağlamaz (1086 S. K. m. 299).
Bu durumda, mülkiyet karinesinin aksi güçlü ve inandırıcı delilerle kanıtlanamadığından, mercice davanın reddi yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davalı alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine, 16.01.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy